bookish

Basiretsiz basar beş para etmez... Ömer Bostan hoca efendi
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Medrese, zaviye, imamet ve muezzinlik görevini alıp hizmette kusur edenin... ve yine ders çalışmayan talebenin kazandıkları, aldıkları ücret kesbi habistir, caiz değildir... Osmanlı müderrislerinden Darendeli Hamza Efendi...
Alıntı
Çok sayıda ahmak niçin bir ahmaka teselli olur?
Bizim Kazakların gelişmesini engelleyen biri sevinç, ikincisi avunma denen şeyler var. Onun sevinci, halk içinde kötü bir insanı fark etse veya bir kişinin kendisinde olmayan kabahatini görse, sevinir ve şöyle der: “Allah bizi filancadan korusun, o da insanım diye ortalıkta dolaşıyor, onun yanında biz çok aklı başında, ona göre, biz tertemiz insanlarız.” Ona Allah “Sen filancadan daha iyi olsan yeterlidir” mi demiş? Veya bilgili kişiler “Senin kendinden daha cahil veya daha kötü kişiler varsa, sen kötülerden sayılmazsın” mı demişler? Kötüyle kıyas edip iyi olunabilir mi? Ancak, iyi ile kıyas edilip iyi olunabilir. Yüz at yarışmaya katılsa, biri ödül kazandım dese, önünde kaç at vardı diye sorarlar; arkanda kaç at vardı diye sormanın bir anlamı var mı? Beş attan, on attan önde olmak sevinmeyi gerektirir mi? Şimdi avunmaya gelirsek, “sadece biz mi, milletin hepsi böyle yapıyor ya”, “elle gelen düğün, bayram” veya “toplumla bir olalım da ne olursa olsun” gibi sözlerle avunur. Ona Allah “Toplumdan hiç ayrılma. Toplumlara gazabım yoktur. Toplumları cehennemime koymayacağım” demiş mi? İlim topluma gelmiş mi? Yoksa tek kişiden mi çıkmış? Hikmet toplumdan mı, yoksa bir kişiden mi çıkar? Topluma musibet etki etmez mi? Bir ailede herkes hastalanırsa, kolay mı olur? Yol bilmeyen çok sayıda kişi kaybolsa, yol bilen bir kişiye ihtiyaç yok mu imiş? Çok sayıdaki yolcunun hepsinin atlarının yorgun bitap düşmesi iyi mi? Yoksa yarısının yorgun düşmesi, diğer yarısının zinde olması mı iyi? Kıtlık gelse, tüm insanların açlıktan ölmesi mi iyi? Yoksa yarısının sağ kalması mı iyi? Çok sayıda ahmak niçin bir ahmaka teselli olur? Yedi ceddimizden beri ağzımız kokar diyen genç, nişanlısına kendini kabul ettirebilmiş mi? Sevdiği bu sözü hoş karşılamış mı? Öy- leyse, sen de atalarından geri
Alıntı
Why do we, find ourselves pondering the very essence of existence and diving deep into introspection during the quiet hours of the night? It's as if the veiled shroud of darkness ignites a sense of curiosity and longing within us, urging us to seek answers to life's profound questions.
Soft hours
Between the hours of 2-3:30 in the AM where you become a mushy loving, uncontrollable mess. Where you say sentimental things you maybe regret/ deny saying later that same morning. .... have said: "Let it be known that after the hour of ten, we should not expect any worthwhile content, for the evening shadows lengthen and our faculties wane."