192 syf.
·
Puan vermedi
Kitabı okumadan önce kesinlikle yazarı tanımanız gerekiyor çünkü kitap yazarın iç dünyasındaki evrenselleşmeyi ve bir arayışı anlatmaktadır. O halde yazarımız hakkında biraz bilgiye ihtiyacımız var. Emil Cioran Felsefesi Nedir? Mutlu olmak nasıl bir içgüdüsel bir duygu ise ise mutsuz olmak da bir o kadar içgüdüsel bir yansımadır. Fakat neden
Çürümenin Kitabı
Çürümenin KitabıEmil Michel Cioran · Metis Yayınları · 202110bin okunma
Korkak insanlar, meydanı boş buldukları zaman zapt edilemez bir cengaver kesilirler ve adeta korkuya olan öfkelerini korkusuz olandan çıkarırlar.
Reklam
"Fakat içimde öyle bir şeytan var ki.. bana her zaman istediğimden büsbütün başka şeyler yaptırıyor. Onun elinden kurtulmaya çalışmak boş... yalnız ben değil, hepimiz onun elinde bir oyuncağız..."
8. Kötü Talih
Böyle bir insan, felaketin her zaman kendi peşinde koştuğunu sanması bakımından sanki çok alçakgönüllü davranıyormuş gibi görünebilir; oysa bu gibi kimselerin, bütün düşman kuvvetlerin kendilerinden öç almaya çalıştıklarını sanmaları, gerçekte inatla bir boş gururdan ileri gelmektedir.
Sayfa 230 - Türkiye İş Bankası Kültür YayınlarıKitabı okudu
Paul Gentizon (Fransa)
Mustafa Kemal'in kişiliği şu son yıllarda Türkiye tarihini baştan başa doldurmaktadır. Sultan'la Babıali'nin alçakça davranışlarına karşı benliği isyan eden .Mustafa Kemal, Osmanlı İmparatorluğunun yerine ulusal Türk Devletini kurmak için 1919 Mayısı'nda İstanbul'dan ayrılıp Samsun'a ayak bastı. İşte o günden bu yana
Zamanla şöyle bir şey de oluşabilir: Şehir planlamacıları, mahallelerde, çocukların oyun sahaları olmaları için, arsa benzeri, bilinçli olarak yaban bırakılmış, kasten özensiz duran boş alanlar yaratabilirler. Ama bakalım o zaman geldiğinde çocuklarımız hâlâ bir arsayı bir ülkeye çevirebilecek hayal güçlerine sahip olabilecekler mi?!
Reklam
Bu iki dünya arasında muhtemelen hiçbir zaman bir denge kuramadım.
492 syf.
·
Puan vermedi
'The Book of M'
"Neden anılar, bedenin gölgesine saklanıyordu ki?"
The Book of M
The Book of M
Merhabalar... The Book of M, birkaç yıl önce sırf okumuş olmak için okuduğum, sonra da unuttuğum, mesajını, anlamını şimdi bir kez daha okuyunca kavradığım muhteşem kitap.. Birkaç yıl bile bir insanın düşüncelerine, benliğine nasıl etki ediyor. Aslında ertesi gün bile apayrı
The Book of M
The Book of MPeng Shepherd · William Morrow · 20182,467 okunma
Zenginlik, İktidar, Ayrıcalıklı Zümre
“Zenginlik, bir kez genelleşti mi, ayrım tanımayacaktı. Hiç kuşku yok ki, kişisel mülk ve lüks anlamında zenginliğin eşit bir biçimde dağıtılacağı, buna karşılık iktidarın küçük bir ayrıcalıklı zümrenin elinde toplanacağı bir toplum düşünmek mümkündü. Ama böyle bir toplum uygulamada uzun süre ayakta kalamazdı. Çünkü boş vakit ve güvenlik herkesçe paylaşıldığında, yoksulluğun serseme çevirdiği geniş kitleler okuryazar olacak, kendi başına düşünmeyi öğrenecek, o zaman da hiçbir işe yaramadığını sonunda fark ettiği ayrıcalıklı azınlığı ortadan kaldıracaktı.”
Sayfa 206 - Can YayınlarıKitabı okuyor
ZEYD b. HÂRİSE Hiç Kimse Onun Gibi Sevmedi
Allah onlardan razı olsun ve onları da razı kılsın; sahâbenin tümünden de razı olsun... Resûlullah’ın orduyu uğurlarken de daha önceki emrini tekrarladığını görüyoruz: “Komutanınız Zeyd b. Hârise’dir... Ona itaat ediniz...Zeyd şehid olursa, o zaman Ca’fer b. Ebû Tâlib’e itaat ediniz... Ca’fer de şehid olursa, komutanınız Abdullah b. Revâha’dır…” Ca’fer b. Ebû Tâlib, amcasının oğlu Resûlullah’ın kalbine en yakın insanlardan biri olmasına rağmen... Şecaatine, cesaretine, nesebine ve soyuna rağmen Resûlullah (s.a.v.), onu Zeyd’den sonra ikinci komutan yapmış, Zeyd’i öne almıştı... Burada da olduğu gibi Resûlullah (s.a.v.) daima yeni dinin hakikatlerini yerleştiriyordu.. Bu yeni din, boş ve batıl esaslara dayanan imtiyazları ve bozuk insanî ilişkileri kaldırıyor, yerineinsanın insaniyetini esas alan, olgun, yeni ilişkiler ikame ediyordu..!
Reklam
"İnsanların aslında dar bir çevresi vardır. O dar çevre genişletilemez. Kimsenin de genişletmemesi lazımdır. İnsanın ömrü de zamanı da, birbirine göstereceği ilginin süresi ve ölçeği de bellidir. Çemberi genişlettikçe zaman ayırmanız gereken insanların zamanından gider. "Ama biz çok cana yakın bir milletiz," yaveleri vardır; geçiniz bunları. Boş bir laftır. Cana yakın bir çevre zaten o dar çemberden ibarettir, herkes orada birbirini bilir."
Sayfa 139
Vazgeçmek, boş vermek, koyvermek çoğu zaman daha cazip geldi. Yorgunduk çünkü. Hayallerden yana kırıktık. Çok yanılmıştık.
Sayfa 170Kitabı okudu
Yol tenhaydı. Vadi sessizdi. Ruhum, daha önce seyrettiğim perişanlığın hâlâ kasveti içindeydi. Kırgın ve kötümserdim. Öyle ki, yürüdüğüm yol, bana sanki şu her zaman geçtiğim Kayaş vadisi yolu değil de, hayat yolumun kendisi gibi geliyordu ve sanki bu yol, artık bir sona varıyordu. Boş, değersiz ve maksatsız bir sona...Evet, bu yolun artık sona ermesi lâzımdı. Bu yolculuğun artık gayesi kalmamıştı. Zaten aslında da hiç bir zaman manasını bulamadı. Evet, aslına bakılırsa benim hayat yolculuğum her zaman istikametsiz, her zaman rüzgâra tabi bir bocalayış oldu. Hatta buna bir yolculuk bile denemezdi. Bu yolculukta ben, kâh o yana, kâh bu yana çarpa çarpa sürüklenip durmadım mı? Hem de daima meçhule doğru, daima iradem haricinde..
Düşünceler, duygularımızın gölgesidir; ama her zaman daha karanlık, daha boş ve daha sade.
Sayfa 115
Sadece bedenimi değil, zihnimi de güçlendirmeyi ihmal etmemiştim çünkü babamın bana bıraktığı en büyük öğretilerden biri buydu. Her zaman derdi, içi boş ise en sağlam gözüken duvar bile yıkılırdı.
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.