168 syf.
8/10 puan verdi
·
4 günde okudu
Mektup pek sevmediğim bir tür aslında ama Kafka'yı anlamanın ve tanımanın yolu mektuplarını okumaktan geçiyor. Bu kitabında da en sevdiği kardeşi olan Ottla ile olan mektuplaşmaları çoğunlukta biraz da ailesine yazdıkları var. Daha çok Kafka'nın ölümüne yakın yıllarda mektuplaşmış. Kafka'nın kız kardeşi olan Ottla yahudi olmasına rağmen ailesini karşısına alıp hristiyan bir Çekle evlenmiş, 2. dünya savaşında yahudi katliamı başlayınca da kocasını ve çocuklarını korumak için boşanmış. Yine toplama kampına gönderilen bir grup çocuğa eşlik etmek için gönüllü asistan oldu ve gittiği toplama kampında katledildi. Kafka erken yaşta öldüğü için üzülüyorum ama acaba diyorum daha mı iyi oldu? Kafka da Nazilerden kurtulamayacaktı belki de, Ottla ve diğer kız kardeşleri gibi. Neyse kitaba dönelim, "canım ottla" diye başlıyor mektuplarına hep Kafka. Kardeşini çok seviyor ve bu kitapta Kafka'nın ne kadar sevecen, iyi bir abi olduğunu görüyoruz. Kafka'nın mektupları gönderdiği kartpostallar ve kardeşiyle olan resimleri de var kitapta. Kapak resminde de göreceğiniz üzere Kafka kardeşiyleyken gülüyor, evet gülümsüyor yani en azından. Kardeş böyle bir şey işte Kafka bile olsan gülümsetir seni.
Ottla’ya ve Aileye Mektuplar
Ottla’ya ve Aileye MektuplarFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2018901 okunma
Insan karşısındakine ve onun söylediklerine inanmamalı; bu acı ama gerçek. Insanlardan korkmalı hatta nefret bile etmeliyiz. Zaten ikiye bölünmüş olan insanı, bir de yaşam biçiyor ortasından ikiye. Kişi sadece sevmek istiyor ama olanaksız bu. Sana zincirden boşanmış bir hayvan gibi saldıran ve senin de bir ruhun olduğunu aklına bile getirmeden yüzünü tekmeleyen bir yaratığı nasıl başlayabilirsin sen olsan? O zaman acımak olanaksız olur. Tüm haksızlıklara katlanabilirim, baskı yapanlarla aynı düşüncede olmayi da bilirim ama sırtıma binmiş olanların benim sırtımda başkalarını dönmelerine izin veremem, veremem.
Reklam
Boşanmış da olsan.
Geceleri mutfakta tek başına oturuyordun yine de buna inanıyordun. Arkadaş ailenin yerini tutmaz, hiçbir şey tutmaz.
Mizah
BEKTAŞİ HİKAYE Bir Bektâşî ile Karadenizli bir kayıkçı denizde giderlerken fırtına çıkmış, deniz köpürmeye ve tekneye sular girmeye başlamış. Bektâşî'nin yüzü korkudan sararınca Karadenizli kayıkçı onu teskîn etmek için : "Ne korkaysun, Allah KERÎM'dur" deyince Bektâşî şu ârifâne cevâbı vermiş : Ben de ondan korkuyorum ya! İster misin O
"İnsan karşısındakine ve onun söylediklerine inanmamalı; bu acı ama gerçek. İnsanlardan korkmalı hatta nefret bile etmeliyiz... Zaten ikiye bölünmüş olan insanı, bir de yaşam biçiyor ortasından ikiye. Kişi sadece sevmek istiyor ama olanaksız bu. Sana zincirden boşanmış bir hayvan gibi saldıran ve senin de bir ruhun olduğunu aklına bile getirmeden yüzünü tekmeleyen bir yaratığı nasıl bağışlayabilirsin sen olsan? O zaman acımak olanaksız olur. Tüm haksızlıklara katlanabilirim, baskı yapanlarla aynı düşüncede olmayı da bilirim ama sırtıma binmiş olanların benim sırtımda başkalarını dövmelerine izin veremem, veremem.
Sayfa 136 - Venedik YayınlarıKitabı okudu
İnsan karşısındakine ve onun söylediklerine inanmamalı; bu acı ama gerçek. İnsanlardan korkmalı hatta nefret bile etmeliyiz. Zaten ikiye bölünmüş olan insanı, bir de yaşam biçiyor ortasından ikiye. Kişi sadece sevmek istiyor ama olanaksız bu. Sana zincirden boşanmış bir hayvan gibi saldıran ve senin de bir ruhun olduğunu aklına bile getirmeden yüzünü tekmeleyen bir yaratığı nasıl bağışlayabilirsin sen olsan? O zaman acımak olanaksız olur. Tüm haksızlıklara katlanabilirim, baskı yapanlarla aynı düşüncede olmaya da bilirim ama sırtıma binmiş olanların benim sırtımda başkalarını dövmelerine izin vermem, veremem.
Sayfa 157 - VlassovaKitabı okuyor
Reklam
11 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.