jack london'un değil de buck'un kitabı demek daha doğru olur sanırım.
kulağa komik geliyor farkındayım ama sanki buck oturmuş ve her gece bir günlüğe yazar gibi yazarak bu kitabı yayına hazırlamış gibi. bir köpeğe ve doğasına dair bu kadar detay nasıl da bu kadar ustalıkla resmedilir, şaşırmamak elde değil.
kitabın adının vahşetin çağrısı olması ise başlı başına bir talihsizlik. zira buck'ı çağıran vahşet değil doğa, buck'ın doğası. belki bu doğa insan için fazla yırtıcı ama bir başka türün doğal yaşam alanının ortasına dalıp bunu vahşet olarak nitelemek de fazla snob bir yaklaşım bana kalırsa. yani ben de kitabın ismi konusunda, çeviri esnasında yanlış bir tercih yapıldığını düşünenlerdenim
Darwinci uydurma hikayelerle kafa karışıklığı yapmak isteyen evrimin akla sığmayan tezat ve absürt teorisini sevdirme çabasını okudum başka bişey değil o kadarda abartilacak bi yazar değil