Bak benim canım yanınca arayabileceğim birisi yok tamam mı? Ya da gece kabus gördüm uyandım, telefonu elime alıp anlatacağım, mesaj atabileceğim birisi yok. Çok korktuğum gecelerde, arayabileceğim birisi hiç yoktu. Kendimleydim ben. Boğulduğum sandığım akşamlarda bu evden çıktığım zaman gidebilecek bir yerim yoktu salıncaktan başka. Saatlerce orda oturunca üşüyüp üşümediğimi merak kimse etmedi mesela, edecek kimsem yoktu. Ben o gün oradan çıkınca bile hiçbir yere gidemedim. Gidip yatağımda yorganı kafama kadar çekip öylece bekledim. Ben küçükken de tektim, hani işte düşersin ağlarsın, bak ben kanayan dizlerime ağlamadım. Vücudum genelde hep mordu mesela, sorsan hepsinde bir anı var. Hiçbirini kimse bilmez benden başka. Dışlandım mesela çok oldu, gidip beni aralarına almadılar diye bir kere ağlamadım. Geçtim köşeye oturdum. Bak hepsinde tektim ben, bedensel de ruhsal da. Anlamıyorsun. Ya da kriz geçirdiğim anlarda gidip beni sakinleştirmesini, kendime zarar vermemi engellemesini isteyebileceğim birisi yoktu. Ne yaptım biliyor musun? Her kriz anımda kendimi ya banyoya ya odama kilitledim. Kilitliyorum. Zarar mı verdim kendime, yine olan bana işte. Kendime. Yalnızdım bak ben hepsinde. Ben ölümü dilerken de yalnızım, ben iyileşmek için çabalıyorum ya hani güya, hani iyi olurmuşum ya ben. Bak ben bunların hepsinde yalnızım. O hastaneden korktuğum halde her ay bak ben tek başıma gidiyorum. Her gidişimde kendimi ben teselli ediyorum. Her ordan çıktığım zaman gidip salıncağa oturup kendimi ben topluyorum. Ben her şeyde yalnızdım, bu hiç değişmedi. Anlıyor musun diye artık sormayacağım, beni hiç anlamadılar. Anlamayacaksın.