Mikawa, Welch'e elinizdeki bu kitaba ilham olacak bir sır vermişti:" Eğer Bir trenin saatte 10 kilometre daha hızlı gitmesini istiyorsan, motora biraz beygir gücü eklersin. Ancak trenin saatte 150 kilometreden 300 kilometreye çıkmasını istiyorsan, demiryollarını yıkıp yerine daha büyüklerini inşa etmek, süspansiyon sistemini kökten değiştirmek ve aerodinamik vagonlar üretmek gibi birden fazla değişiklik tasarlaman gerekir. Alışılmışın dışında çıkmam farklı yollara başvurmak gerekir. Çoklu değişimi göze almazsan yeni bir trende inşa edemezsin. Kısacası tamamen yepyeni bir düşünce şekli benimsemen gerekir. "
Hayatta herşey böyle. Susarsın, söyleyecek sözün yok sanırlar. Gidersin, kalmaya yüzün yok sanırlar. İyi ya da kötü her ne yaparsan yap mutlaka bir kulp takarlar. O zaman ne diye içimize atıyoruz herşeyi? Bizi korumayacaksa , bir şeyler düzelmeyecekse hatta daha da kötü oluyorsa neden içimize atıyoruz ki? Bazen söylenmesi gerekenler söylenmeli, kaybedilmesi gerekenler kaybedilmeli, bitmesi gerekenler bitmeli.
Zaman dediğin gelip geçiyor ama geçen zaman içinde ruhunda kalan izler hiçbir zaman geçmiyor. Yaranı gizliyorsun ama gizlemek acını hafifletmeye yetmiyor Yaşadıklarından ve yıpranan duygularından kimsenin haberi olmuyor.