Ayrıca kadınlar bağımlı olmak üzere, başka deyişle kendisi de hatalar yapabilen bir başka varlığın iradesine bağlı olarak hareket edecek biçimde eğitilecek ve doğru ile yanlışı güce göre ayırt etmeye koşullanacaksa, nerede duracağız? Onları küçük bir alanı çekip çevirmek üzere atanmış ve kendisi de hatalı kararlar verebilen daha yüksek rütbeli bir yöneticiye hesap vermekle sorumlu bir görevli olarak mı görmemiz gerekiyor?
Kadınlar ya çocukluklarından itibaren doğulu prensesler gibi kapalı tutulumalı ya da kendi adlarına düşünüp davranabilecek biçimde eğitim almalıdırlar.
Kadınlar genel olarak hem zihinsel, hem de bedensel açıdan güçsüzlerse, bunun sorumlusıu doğadan çok, eğitimdir. Bizler onlara ahlakı kemiren tembelliği ve pasifliği aşılıyoruz ve buna da son derece hatalı bir biçimde incelik diyoruz; zihinlerini aklın ve felsefenin katı kurallarıyla yoğurmak yerine, sonuca yalnızca zaman öldürme ve duyarlığa teslim olma olan yararsız sanatlarla dolduruyoruz.