''En kötü muamelelere maruz kalmış, ihmal edilmiş ilkokul çocukları bile değişim ve yenilikten, tanıdıkları, bildikleri tek ebeveynlerini kaybetmekten daha çok korkarlar. Istırabın kesinliğini kesin olmayanın ıstırabına tercih ederler. Çocuk ne kadar küçükse onun için tanıdık insanlar ve durumlar o kadar önem kazanır.''
''Yetişkinler de dahil çoğumuz için tanıdık insanların varlığı, sesi veya onların bize yaklaşırken görüntüsü bile stres tepki nöral sistemlerimizin aktivitesini ayarlayarak stres hormonlarının gücünü azaltarak sıkıntı hissini bastırır. Sevdiğimiz bir insanın elini tutmak bile güçlü bir stres azaltma ilacıdır.''
''Yeni ortamlar zaten stresli olduğundan ve travma geçirmiş çocuklar zaten kaos ve öngörülemezliğin normal karşılandığı ortamlardan geldiği için gerçekten sakin ve güvenli durumlara korkuyla tepki verirler. Kaosun kaçınılmaz olduğunu düşündükleri için bunu kontrol altına alabilmek adına rahat ve öngörülebilir olan durumları kaotik durumlara sürükleyebilirler. Bu yüzden onları evlatlık edinen ailelerde 'balayı' devresi geçtikten sonra bu çocukların saldırganca davranışlar sergileyip, tanıdık bağırışlar ve sert disiplinli ortamları tekrar canlandırdıkları görülür. Herkes gibi onlar da 'tanıdık' ortamlarda rahat ederler. Ünlü bir aile terapistinin belirttiği üzere 'çaresizliğin kesinliğini bilinmezliğin çaresizliğine' tercih ederiz.''