Direnmenin Estetiği üç ciltten oluşan bir belge roman. Türkçe çevirisi yaklaşık 850 sayfa olan, devasa boyutuyla kütle roman diye adlandırabileceğimiz, 1937 - 1944 arasındaki Dünyanın en kanlı dönemlerden birini, başta Almanya olmak üzere Avrupa'nın çeşitli şehirleri üzerinden "ben" anlatıcıyla bizlere anlatan bir eser. Öyle ki uzunca cümlelere, sayfalarca süren paragraflara, ben anlatıcının hem bir aktör hem de aktaran olduğu bir yapıya sahip. Örneğine pek de denk gelemeyeceğimiz yer yer otobiyografik bir kurmaca. Direnmenin tarihiyle estetiği bir araya getirmiş, hem Hitler'e ve Franco'ya olan mücadeleyi hem de sanatın çeşitli türlerine dair örnekleri bol bol okuyoruz romanda. Kafka'dan Neukrantz'a, Brecht'ten Karin Boye'ye kadar pek çok yazarı ve sanat eserini görüyoruz metinde. Siyasi olaraksa Nazilerin ortaya çıkışından İkinci Dünya Savaşı Almanya'sına, İspanya İç Savaşı'ndan Soyvetler Birliği'ne, Çekoslovakya'dan İsveç'e kadar çok sayıda ülkede gezinerek dönemin politik meselelerini okuyoruz romanda.
Bu romanı detaylıca anlattığım videoyu izlemek için: youtu.be/CjPGN-WqdWY
Nazi döneminde Bertolt Brecht'ten Thomas Mann'a kadar birçok yazar vatanını terk etmişti. Şimdi durum tersine döndü: Hans yerinden kımıldamadığı halde vatanı onu terk ediyor.
yol kenarında oturuyorum
sürücü lastik değiştiriyor
hoşnut değilim geldiğim yerden
gittiğim yere de bayılmıyorum.
neden öyleyse bu sabırsızlık
beklerken lastiğin değişmesini?
“ Ji ber ku em û ew, dijminê hev in
Di şerekî de, tenê aliyek bi ser dikeve.
Ew li ser pişta me dijîn û ewê biqeşitin
Ku êdî em nokeriyê ji wan re nekin. “