Neredeyse her koşulda hayatta kalmaya çalışmak bizde bir hastalık gibidir. Ölümü geciktirmenin bir yolu olarak ‘sağlığına dikkat etmekten’ daha sağlıksız bir şey olamaz.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hayatımızda ne kadar saçmalığa katlanabiliriz? Ve bundan kaçmanın bir yolu var mı? Hayır, yok. Her türlü saçmalığa mahkumuz: acı, kâbus, ter ve kölelik ve dayanılmaz birçok başka şekli ve boyutu. Bize bir tabakta sunuluyor. Ya yiyip bitirmeliyiz ya da ölümle yüzleşmeliyiz.
Kitap, insanın neden umut, anlam ve kültür ürettiğini açıklamaya çalışır. Ligotti’ye göre bunların çoğu gerçekliği görmekten kaçınan psikolojik savunma mekanizmalarıdır. İnsan, ölümün ve anlamsızlığın farkında olan tek hayvan olduğu için zihni bu gerçekle başa çıkmak adına sürekli bir anlam üretme makinesi gibi çalışır.
Ligotti burada özellikle şu düşünürlerin karamsar geleneğini devam ettirir: Arthur Schopenhauer, Emil Cioran ve Philipp Mainländer. Ancak onları da aşan bir noktaya gider ve insan bilincini kozmik bir yanlışlık olarak yorumlar.