Berkan Öztürk

Berkan Öztürk
@brknozturk
Kimyager
DEU Kimya/BAU İleri Oyunculuk Y.L
İstanbul
İzmir
64 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
‘Ya benimsin ya toprağın’ diyerek, ‘Seni benden başkasına yar etmem’ diyerek, ‘Kızını dövmeyen dizini döver’ diyerek, ‘Erkek değil mi, döver de sever de’ diyerek şiddet kültüründe yetiştirdiğiniz; işkembeleriniz tıkabasa dolsun diye silah-bıçak-şiddet-töre-kadın cinayetleriyle, mafya dizileri, gündüz kuşağı, izdivaç programlarıyla adi bir ‘reyting kültürü’ oluşturarak etikte vahşet olan her şeyi kendi egemenliğiniz için meşru hâle getirerek; adalette “iyi hâl!” göz boyamaları ve “tahrik?!” indirimleriyle kendi hukukunuzu yerleştirip toplumun adalete olan inancını yok ederek, ahlâk kavramını sadece kadınlar üzerinden değerlendirerek, “Kadınlar iş aradığı için işsizlik yüksek...”, “Evdeki işler yetmiyor mu?” denilerek madden erkek egemenliğine zorunlu kılınıp köle haline getirilerek işlenmiş bir toplumsal bir vahşettir bu. Şimdi tüm ülke bir araya gelsek o küçük kızcağızın gözünden, yüreğinden o cani-vahşi katilin görüntüsünü, o anın travmalarını silebilir miyiz? Ya kendi gözlerimizden? Son sözlerine şahit olduğumuz Emine Bulut’u ne kadar süre tutacağız aklımızda? Yoksa önceki katledilen kadınlar gibi unutup ülkece adım atmayarak, yine akışına mı bırakacağız her şeyi? ... Bütün katledilen kadınlar gibi, sadece yaşamak isteyen o kadıncağızın son sözleri kulaklardan silinmesin: “Ölmek istemiyorum!” Bu vahşeti besleyen kim varsa Allah belasını versin! İnsanlığımızdan iğreniyorum. Mekânın cennet olsun, acın acımızda kalacak. Ve ne kadar yazsam, yine kifâyetsiz, yine eksik kalacak. #EmineBulut
1000Kitap
Binnur IŞIK isimli okura yanıt verildi
Berkan Öztürk
Keşke kalabilseydik; keşke... ‘Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil. Durumumuz. Ve yine; keşke kalabilseydik: arkamızda korkuyla yürüyen değil, arkasında gururla durduğumuz kadınların, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye lâyık görüldüğü o çağda kalabilseydik. Olmadı... Geldiğimiz noktadan utanıyorum. Sessiz kalarak ortak olduk. Oturduğum yerde kendimden utanıyorum.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
‘Ya benimsin ya toprağın’ diyerek, ‘Seni benden başkasına yar etmem’ diyerek, ‘Kızını dövmeyen dizini döver’ diyerek, ‘Erkek değil mi, döver de sever de’ diyerek şiddet kültüründe yetiştirdiğiniz; işkembeleriniz tıkabasa dolsun diye silah-bıçak-şiddet-töre-kadın cinayetleriyle, mafya dizileri, gündüz kuşağı, izdivaç programlarıyla adi bir ‘reyting kültürü’ oluşturarak etikte vahşet olan her şeyi kendi egemenliğiniz için meşru hâle getirerek; adalette “iyi hâl!” göz boyamaları ve “tahrik?!” indirimleriyle kendi hukukunuzu yerleştirip toplumun adalete olan inancını yok ederek, ahlâk kavramını sadece kadınlar üzerinden değerlendirerek, “Kadınlar iş aradığı için işsizlik yüksek...”, “Evdeki işler yetmiyor mu?” denilerek madden erkek egemenliğine zorunlu kılınıp köle haline getirilerek işlenmiş bir toplumsal bir vahşettir bu. Şimdi tüm ülke bir araya gelsek o küçük kızcağızın gözünden, yüreğinden o cani-vahşi katilin görüntüsünü, o anın travmalarını silebilir miyiz? Ya kendi gözlerimizden? Son sözlerine şahit olduğumuz Emine Bulut’u ne kadar süre tutacağız aklımızda? Yoksa önceki katledilen kadınlar gibi unutup ülkece adım atmayarak, yine akışına mı bırakacağız her şeyi? ... Bütün katledilen kadınlar gibi, sadece yaşamak isteyen o kadıncağızın son sözleri kulaklardan silinmesin: “Ölmek istemiyorum!” Bu vahşeti besleyen kim varsa Allah belasını versin! İnsanlığımızdan iğreniyorum. Mekânın cennet olsun, acın acımızda kalacak. Ve ne kadar yazsam, yine kifâyetsiz, yine eksik kalacak. #EmineBulut
1000Kitap
Binnur IŞIK isimli okura yanıt verildi
Berkan Öztürk
Üzülerek söylüyorum; haklısın. Ortanın doğusunda coğrafya sorularındaki 2.6 ortalama neti kader olarak kabullenmiş bir toplumda, dünya kadınları arasında seçme ve seçilme hakkı sunulan ilk ülkelerden biri olmak bile kadının kaderini değiştiremiyor...