Zorla merhamet olmaz.
Merhamet güneş gibi doğmaz.
Bereketli, kutsal güz yağmurları gibi süzülür, kalır, Düştüğü toprakta.
İki kez hayır sağlar insanlara,
Hem gösterene hem de alana.
En yüce kralı bile tacından çok yüceltir merhamet. Kralın asası yeryüzündeki gücün temsilcisidir, Majestenin kudretinin, asaletinin simgesidir.
Oysa merhamet asasından da yücedir.
Kralların bile yüreklerine taç giydirir,
Tanrı’nın nitelikleriyle donatır onları.
Kral adaleti merhametle harmanladığında, Verdiği karar kabul görecektir Tanrı katında.
Bir insanın müzik yoksa içinde,
Ya da etkilenmiyorsa tatlı nağmelerle,
Eğilimlidir mutlaka yağmaya, ihanete ve şiddete. Ruhunun hareketi gece gibi karanlık olur, Sevgisi yerin altına doğru yol bulur. Güvenmemeli böylesine. Kulak verin müziğe.
Bilmiyorum ki, neden efkârlıyım böyle, derinden.
Yoruyor beni; diyorsunuz ki siz de yorgunmuşsunuz,
Demek kederimle sizi de üzüntülere salmışım.
Nereden çıktı bu efkâr? Anlamıyorum.
Tepeden tırnağa değiştim sanki.
Kederden bir tuhaf oldum, kendimi tanıyamıyorum.