Bu arada bütün haklara rağmen pek çok kadının hala dayak yediği, kadın sığınma evlerinin dolup taştığı, doğuda genç kızların aile meclisi kararıyla idam edildiği gerçeklerini saklayacaktım elbette. Çünkü bunları konuşmak milli gururuma dokunuyordu.
Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nasıl anlamaz? Düpedüz, sarıl bana dedikten sonra, sarılmanın ne anlamı kalır!
Hayır Abdülhamid’ i savunmuyorum. Her insanın hayatında yanlışı olmuştur ama insanları yanlış yaptı diye yanlış şekilde bilmememiz, hiç kimse için ön yargılı olmamamız gerektiğini savunuyorum. Kaplanın Sırtında bize bunu hatırlatıyor. Döneminin en entelektüel insanlarından birisi için üzüldüğüm nokta Abdülhamid’ in çocukken annesinin verem olması nedeniyle kendisine hiç dokunamaması, Abdülhamid’in annesi öldükten sonra hep sağa, sola saklanması “Son ihtilal bile şu dar-ı dünyada en zor şey annesizlik.” #kaplanınsırtında