Tanrı, insanı kendi suretinde yaratmıştır, ana. Demek ki insan onun benzeridir. Peki öyle mi? Hiç değil! Biz Tanrı'ya hiç benzemiyoruz, biz vahşi hayvanlara benziyoruz. Bize kilisede Tanrı diye korkuluk gösteriyorlar. Bu Tanrı'yı değiştirmek gerek. Onu sardıkları yalan ve iftiralardan arındırmalı, temizlemeli... Onun yüzünü sadece bizim ruhumuzu çürütmek için değiştirmişler!"
Biz hepimiz bir ananın; tüm işçilerin kardeşliği düşüncesinin çocuklarıyız. Bu düşünce adalet göklerinin bizleri aydınlatan güneşidir. Adalet gökleri ise işçilerin gönlündedir. Bir işçi dünyanın neresinde olursa olsun, bunun adına ne derse desin, sosyalist düşünce açısından daima bizim kardeşimizdir."
Bizim için ırk, ulus diye bir şey yoktur, yoldaş ve düşman vardır. Tüm dünyanın tüm işçileri bizim yoldaşımız, dünyadaki bütün zenginler ve iktidarlar ise bizim düşmanımızdır.
Her gün fabrikanın çığlık çığlığa öten düdüğü işçi mahallesinin isli, yağlı havasını yırtarcasına çınladığında, uykusunu alamamış yorgun insanlar asık yüzlerle, minicik külrengi evlerden ürkmüş karafatmalar gibi dışarı fırlar
Yaşam böyle, bulanık bir sel gibi hep aynı yoldan ağır ve düzgün bir akıntı ile akıp gidiyor ve kimse de bunu değiştirmek için içinde en ufak bir istek duymuyordu.