.
Maksim Gorki’nin distopik ruhu, Ana’da zamanın gerçekleriyle ilmek ilmek örülmüş… Ana’da birçok şey anlatılıyor, ilk dikkat çeken ana yüreği, emekçi-işçi sınıfının ezilmesi, işçilerin adeta
Ana, Maxim Gorki tarafından 1905 yılında Rusya’daki işçilerin haklarını daha geniş kitlelere duyurabilmek için yazılmış ve bunda da etkili olmuş bir roman. Okurken etkilendiğim ve hüzünlendiğim bir kitap oldu.
Konusuna kısaca değinecek olursam; işçi eşinin ölmesiyle, kendini oğluna adıyor romanın ana karakteri Ana. Oğlu yani Pavel de babası gibi işçi. Pavel, hem çevresinin etkisiyle hem de okuduklarından dolayı zenginlerin işçilere ve köylülere haksızlık ettiğini düşünüp bu yolda çevresindekilerle bir topluluk oluşturuyor. Ana ise cahil, çok sıkıntılar görmüş, çok iyi niyetli bir kadın. Roman Rusya’da geçtiğini bilmesem, kitabın ilk kısmı için klasik Anadolu kadını diyebilirdim Ana için. Ana’nın çevresinde oluşan bu toplulukla olan ilişkisini anlatıyor kitap. Çok da güzel anlatıyor, hiç sıkmıyor, gayet akıcı bir roman. İnsan betimlemelerini beğendiğimi ayrıca söylemek istiyorum.
Romanı genel olarak beğensem de biraz daha kısa olabilirdi diye düşünüyorum. Okurken aynı şeylerin tekrarını okuyormuşum gibi hissettiğim için bazen yorulduğum oldu. Yine de hem tarihi hem de edebi açıdan okunması gereken bir kitap, tavsiye ediyorum.
AnaMaksim Gorki · Bordo Siyah Yayınları · 201834,3bin okunma
Ekim devrimi öncesi , Rusya’da yaşanan işçilerin sefaletini , ve bu sefalete mücadeleye adanan bir evlat , ve bir ananın evladının haklı davasına verdiği destek . Harika bir roman
AnaMaksim Gorki · Bordo Siyah Yayınları · 201834,3bin okunma
AnaMaksim Gorki
Ana, Sosyalist Gerçekçilik akımının öncü eserlerinden biri olarak, hem edebi hem de tarihsel açıdan önemli bir yere sahiptir. Roman, Çarlık Rusya’sındaki işçi sınıfının sefaletini ve
Fabrikalarda zor şartlarda çalışan işçilerin özgürlükçü mücadelesini anlatan Ana ,direnişi başlatan Pavel adındaki işçinin annesinin oğluyla birlikte yaptığı mücadele sade bir dille çok güzel anlatılmış.Şimdiden kitabı okuyacak herkese iyi okumalar dilerim.
Ezilen, sömürülen, hakları çiğnenen işçilerin var olan düzene karşı çıkışını, ideolojin her ne olursa olsun zalimin değil mazlumun yanında, ezenin değil ezilenin yanında olup, hak,adalet,
Selamlar efenim! İnceleme biraz uzun olabilir ama anlatacaklarım önemli :) İşçi haklarını zaten biliyoruz, kitabı da anlatma sürpriz olsun ,başımızı şişirme derseniz . Buyurun, çıkışlar sağda :)
Kitabın incelemesini yapmadan önce ana olmanın ne demek olduğunu yazmak istedim. Beceremedim. Hiç bir sözcüğe sığdıramadım anneliği... Belli başlı kavramlarla sınırlanacak türden de değildi... En
"Yaşamın kaynağı sevgidir, kin değil."
Kitabı okusanız da, okumayı düşünsenizde, hiç okumayacak olsanız da bu incelemeyi okumanızı tavsiye ederim çünkü kitabı okumak isteyenler için çok
Aleksey Maksimoviç Peşkov, en çok bilinen adı ile Maksim Gorki, Sovyet Rus yazar, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemcidir.
1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı.
Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri (Очерки и рассказы) çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti.
Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur.
1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi'ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır.
Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi'nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar.
Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki'nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır.
1938'de Buharin'in mahkemesinde Gorki'nin NKVD başkanı Yagoda tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.