Kırda sabah var olur, şehirlerde ise, vaat eder. Biri yaşatır, öteki düşündürür. Bütün meşhur lanetliler gibi ben de, düşünmenin yaşamaya yeğ olduğunu hissedeceğim daima.
Hayal kuruyorum, çünkü hayal kuruyorum, ama hayallere içimdeki tiyatroda oynamaktan başka bir anlam yüklemek kendime bir hakaret olur; şarapsız kalmam, ama şaraba ekmek ya da hayati bir ihtiyaç gözüyle de bakmam.
Yüreğimin tam ortasında büyük bir yorgunluk var. Asla olamadığım kişi beni üzüyor, ondan bana kalan anılardan neye olduğunu anlayamadığım bir özlem kabarıyor. Umutlara ve kesin inançlara çarpıp düştüm, benimle birlikte bütün batan güneşler de düştü.