"Biz kendi hassasiyetlerimizi anlıyoruz ve başkalarının hassasiyetlerini de kabul ediyoruz, dünyayı sadece ruhsal hastalığı olanlar için değil hepimiz için yaşanabilir kılıyoruz. Kimse yatakta kendi kendine ağlamak zorunda kalmasın."
Ülke çapında yüzlerce öğrenciyle karşılaşma zevkini ve ayrıcalığını yaşadım. (...) Anne babalarının ve hocalarının bu gençlerin ıstıraplarının boyutu, nasıl derse gelip sınavlara girdikleri ve ödevlerini nasıl yazdıkları hakkında en ufak fikirleri yoktur.
Öldü, çünkü toplum olarak bizler ciddi ruhsal hastalıklar, bağımlılık ya da intihara karşı hoşgörülü ve bilgili bir şekilde davranmayı beceremiyoruz.
Toplum hastaneye yatmayı olağan bir şey haline getirmek için ne yapabilirdi? Bir borudan ipi sallandırmayı gereksiz ve imkansız kılmak için ne yapabilirdi?
"Ne zaman dertler üzerime hücum etse, hapishanemin anahtarını ellerimde tuttuğumu düşünürüm ve hiçbir çare kılıcım kadar çabuk sunmaz kendini kalbime."