Şöyle ki kitapta yazar sanırım bir oyun terapisti ve oyunun çocuklar üzerindeki etkisini daha doğrusu çocukların yaşadığı her türlü durumdan oyunla çıkabileceğini anlatıyor. Ancak şöyle bir durum var ki kitabın başından sonuna kadar anlatılanlar hep aynı şeye bağlanıyor.
Benim 4 yaşında bir kızım var ve ben bu süreçte pek çok çocuk gelişimine dair kitaplar okudum belki de o yüzden bilemiyorum ancak bazı metodlarına ah evet denemeliyim dediğim halde çoğu metoduna katılmadım. Çünkü yazar her çocuğa hemen hemen aynı şekilde oyunların işe yarayabileceğini savunmuş ancak bence her çocuk kendine özeldir. Bir çok durumu bende yaşadım bir çoğunda bahsettiği yöntem asla işe yaramadı. Yani belki de okuduklarımın çoğunluğunu başka başka kaynaklardan okuyarak denemişimdir. Belki de O yüzden bana okumak sıkıcı geldi. Ha evet kızım daha küçükken okumuş olsam çok istifade edebileceğim bir kaynak olabilirdi. Yinede yazarın kalemine sağlık.
Ağlamak, aynen oyun oynamak ve kahkaha atmak gibi stresi azaltır. Benim önerim, ağlayan çocuğu gözyaşları dinene kadar rahat bırakmaktır. Böyle bir durumda çocuğu eğlenceli oyunlar oynamaya teşvik etmeye çalışmak doğru değildir. Aslına bakılırsa, aklını karıştırıp oyun oynamaya çalıştırmak ona karşı saygısızlıktır.
Örneğin, çocuğunuz siz hastanede bir hafta kaldıktan sonra sizinle sürekli saklambaç oynamak istiyorsa; bu ayrılık oyununu, hastanede kalmanızın onun üzerinde oluşturduğu travmatik etkinin üstesnden gelmek için oynamaya ihtiyacı olduğunu düşünebilirsiniz.