Kilisenin yerine modernizm mabetlerini inşa eden, dini hayatın her biriminden kovan Modern Batı'nın bu yeni dönemindeki en önemli vaadi özgürlük idi. İnsanı bütün esaret bağlarından kurtaracaktı. Dediğini kendisi için büyük oranda gerçekleştirdi. Fakat özgürlüğünü tanrısına rağmen inşa etti. Bunu ise ilginç bir şekilde yaptı: Özgürlüğünü, hayatında, düşüncesinde ve kalbinde tanrısını öldürerek yaptı.
Öldürdüğünün tahtına kendisi oturdu ve doğanın, evrenin, hakikatın, insanın büyüsünü bozdu. Tanrısıyla ilişkisi bile şiddete dayanan, tanrısını öldüren Batılı sıklıkla vurguda bulunduğu özgürlük, adalet, mutluluk söylemlerine rağmen her alanda şiddet üretti.