Ya da acaba efendimiz ne kadar yüksekteyse, tutsaklık zincirimiz de o kadar uzuyor ve o zaman çok geniş bir harmanın içinde sıçrayıp oynuyor, sonra ucunu bulamadan ölüyoruz, bunun adına da özgürlük mü demişiz yoksa?
Krallık gemisi bayraklarla donanmış halde yaklaşıp toplar atıldıktan ve Prens, Girit'e ayak bastıktan sonra... Sen özgürlüğüne kavuştuğu için tümden deliren bir halk gördün mü? Hayır mı? Öyleyse, zavallı patronum, kör doğdun, kör öleceksin demektir. Ben bin yıl yaşasam ve etimin yalnız bir lokmacığı kalsa bile, o gün gördüğümü unutmayacağım.