Mini Kitap

Zorba

Nikos Kazancakis
Tahmini Okuma Süresi:
18 sa. 22 dk.
Sayfa Sayısı:
648
Basım Tarihi:
Kasım 2016
İlk Yayın Tarihi:
1946
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
Βίος και πολιτεία του Αλέξη Ζορμπά
Orijinal Dil:
Yunanca
Orijinal Ülke:
Yunanistan
ISBN:
9789750726750
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

En büyük delilik, bir deliliğe sahip olmamaktır. Spoiler olmadığına eminim.
Puan vermedi
Girit te doğmuş aslında bizim komşumuz olan Yunan yazar Nikos Kazancakis yaşadığı dönem içinde düşüncelerinden dolayı kilise tarafından aforoz edilmiş ve çok zaman kitapları yasaklanmıştır. Kazancakis, Zorba adlı şaheserini 1946 yılında kaleme almıştır. 1964 yılında ise Yunan yönetmen Mihalis Kakoyannis tarafından sinemaya uyarlanmıştır. Zorba, Kazancakis için hiç şüphesiz bir dönüm noktasıdır. Genel itibarıyla diyaloglar üzerinden anlatılan roman okuyucuya yeni bir hayat felsefesi sunmaktadır. Kazancakis, uzun yıllar boyunca kitabın ilk başında da yazdığı gibi; Buda, Bergson, Homeros, ve Nietzsche gibi ruhların etkisi altında kalmıştır. Son olarak Zorba ile bu ruhların etkisinden kurtulup kendi gerçekliğini ortaya koymayı amaçlamıştır. Kazancakis, aslında bir çeşit Zorba ve Nietzsche etkileşimi içerisinde bir roman yazmıştır. İsa’nın ve Buda’nın karşısına Nietzsche’yi çıkarmış ve onları birbirleriyle çarpıştırarak yeni bir değer yaratmaya çalışmıştır. Bu kutsal üçlünün karşısına da bizzat kendi ruhundan izler taşıyan Zorba’yı yerleştirmiştir. Öyle ki Zorba, sanatın, felsefenin ya da okuryazar insanın temsil ettiği bir ruhtan daha ziyade, yaşamın içindeki ateşten beslenen özgür bir ruhtur. Bu yüzden belli kuralları ya da öğretileri yoktur. Tek amacı, yaşamı olabildiğince özgürce yaşamaktır. Zorba karakteri şunu söylemektedir; ( İnsanlar -Neden- sorusunu niye bu kadar çok kullanırlar ki -Niye,Neden-diye sormak insana ne kazandırır. Bir şeyi de nedensiz yapıver, belki yaşamının açılımını oradadır, belki de senin ruhunu özgürleştircek olan odur.) Öyle ki en ufak bir huzursuzlukta çareyi İsa’da ve Buda’da arayan bir anlatıcı vardır karşımızda. Oysa Zorba, bütünüyle hepsini yerle bir etmenin amacı içindedir. Bu noktada anlatıcı sürekli mistik güçler ile karşı güçlerin
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 201620,6bin okunma
10/10
·648 syf.··
2020 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2020 23:33
“Yine de bizler bir hiçlik uğruna bile bile ölüme gideriz” Nikos Kazancakis, Nobel Edebiyat Ödülü’nü bir oyla Albert Camus’a kaptıran Greek kültürünün en büyük yazarlarından biri. Muhteşem bir de eserin sahibi; Zorba’nın... Hiç elinizdeki eserin sayfalarına göz gezdirip, az kaldığını görünce üzüldüğünüz oldu mu? .... Anladım... Özgür ruh Alexis Zorba’yla henüz tanışmadınız demek. Özgürlük, ilköğretimin ilk kademelerinden itibaren müfredatın değişmez kavramı. Nihai hedefimiz, olgunlaştıkça düşten ibaret olan.. Özgürleşmek deriz özgürleşmek isteriz fakat evrensel normlarla örülmüş ahlaki ve etik duvarlarımız bize zincirlerimizin çok da uzağa bağlı olmadığını gösterir. İste bu noktada Alexis Zorba gerçek özgürlük tanımıyla çıkıyor karşımıza. Kanunların veya falanca bir ülkenin fakanca bir ülkeye “özgürlük “ adı altında gönderdiği koca heykelin uzağında gerçek özgürlüğü bulan bir kahramandan bahsediyoruz. Bazı kitapları okuruz ve o kitaptaki kahraman icin “ bu benim” deriz ama Alexis Zorba’yla tanıştığınızda “ bu benim hayalim” diyeceksiniz. Baş parmağı işine engel oluyor diye kesen, Mahallelinin yaftaladığı kadını tek basına savunabilen, Patronuna borçlu kalmamak için kiliseyi kendine borçlu kılan, Özgür doğmuş, özgür yaşamış, çılgınca sevmiş, doyasıya dans etmiş, dağdan kütük getireceğim diye kurduğu mekanizma tuzla buz olurken bile tandırda dönen kuzuya göz dikmiş bir karakterden bahsediyoruz. Yazarın yaşamını doğrudan etkilediğinden mi yoksa Kazancakis de bizler gibi “bu benim hayalim” dediği icin midir bilinmez, doğduğu kent olan Heraklion’daki mezar taşında şunlar yazılıdır; Hiçbir şey ummuyorum, hiçbir şeyden korkmuyorum, özgürüm... Tam da Zorba gibi...
Edebiyat
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 201620,6bin okunma
10/10
·648 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
Okuyunuz ve okutunuz der susarım rüyalarıma giren ve hayatım boyunca unutamıycagım ender kitaplardan biri kazancakis kalemıyle resmen insanları büyülüyordu Zorba Nikos Kazancakis
Edebiyat
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 201620,6bin okunma
7/10
·648 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2020 19:03
Kitap benim gibilerin sonunu getirmekte zorlandığı türde bir kitap. Ancak manzaraların, sahnelerin tasviri çeviri olmasına rağmen okunabilir yapıyor kitabı. Zorba herkesin hayatında oldurduğu bir arkadaş bence. Hayatına yön vermeye çalışan bir entellektüel ve hayatı akışına bırakmış bir alaylının hikayesi..
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 201620,6bin okunma
5/10
·648 syf.··
2019 5. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2019 08:56
Bu kitabı uzun süredir okumak istiyordum ama açıkcası kitap beklentilerimi karşılamadı. Bazı bölümlerinde kendimi kaptırabildim bazı bölümlerinde ise zor ilerledim.Zorba karakterini çok sevmedim ama karakterin hayata dair bazı söylemleri bazı dersleri için de yersiz diyemem .Kitapta hayatın anlamı üzerine dair cümleler beni düşündürdü ve en keyif aldığım bölümlerdi. Yine de okuyun bu karakteri de öğrenin derim zira dünyamızda sayıları az değil ..
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 201620,6bin okunma
Geberesice Zorba!
Puan vermedi
Bu kitap kesinlikle "abartılmış", "gereksiz" bir kitap. Yazar ömrü boyunca belli ahlâkî kurallarla yaşamış, bunları benimsediğini sanmış ancak karşısına sadece idleri ve dürtüleriyle yaşayan bir mahluk çıkınca onun "hayatı yaşadığını, özgür ve mutlu olduğunu" sanmış; bu kitabı yazmış. Zorba'dan nefret ettim çünkü hayatı yaşamayı sadece "kadın tatmak" olarak görüyor. Ama o kadar düşkünü olduğu kadınlara asla saygısı yok! Onları düşünemeyen, tek derdi ve mutluluğu erkekler olan varlıklar gibi görüyor. Hele patron diye anılan mühendis (aslında hikayenin anlatıcısı) kişisinin hoşlandığı kadının lincini engellemek için kılını kıpırdatacak cesaretinin olmaması beni ayrı deli etti! "Erkeklik sadece yatakta olmuyor" dedirtti bir kez daha! Ikisinden de farklı nedenlerle nefret ettim ve bunu okumuşlar kervanına katılmış olmaktan hiç gurur duymadığımı fark ettim. Her anı, duyguyu, anıyı sonuna kadar yaşama fikri harika ama bunu böyle vasıfsız bir insandan öğreniyorsa insanlar, ne yazık...Çok daha anlamlı ve harika kitaplar var; onları okuyun. Bununla vakit kaybetmeyin...
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 201620,6bin okunma
Dostluk
10/10
·648 syf.··
2019 142. kitabı
Söze nereden başlamalı, bu muhteşem dostluk hikayesini yazan nikos abimize ve dilimize kazandıran Ahmet angın'a (ruhu şad olsun) müteşekkiriz. Sayfalarca övgü yazsam nafile gelir. Yunan halkıyla ortak yönlerimizin ne kadar çok olduğunu görünce keşke Anadolu'ya savaşmaya değil de kaynaşmaya gelseler dediğim çok oldu roman boyunca. Bir tüccarla yetmişlik bir delikanlının hem iş hem gönüldaşlığının konu edildiği saf aşkın biteviye devam ettiği ve santur ile sirtakinin okuma zevkini doruklarına çıktığım son derece sürükleyici, komik ve düşündürücü anların yaşandığı roman hayatın asla ciddiye alınmaması ancak değersiz de görülmemesi gerektiğini sık sık yineliyor. Romanı okumak için bahanesi olanların acele etmesi, vaktini boşa harcayacağı kitaplarla ziyan etmemesini öneririm. Okuyun ve romanın size vadettiği her anın keyfini çıkarın.
Edebiyat
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 201620,6bin okunma
9/10
·648 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2021 20:10
Homeros, Nietzsche, Buda'nın tellerinden oluşan, bağlama resitali, felsefi roman. Her satırı, her parağrafı, her sayfası insanı alıp gerçeğin derinliklerine daldırıyor. ZORBA :Bir kişilik(yaşam biçimi). Kitabın bir çok bölümünü dönüp dönüp okumak zorunda kalıyorsunuz. Doğa, Kilise, yaşam, insan zaafiyetleri arasında derinleşen çözümlemeler dolusu bu kitap kesinlikle okunmalı. Kötülük;" Ruhuma girmeyeceksin, sana kapıyı açmıyorum, ocağımı söndüremeyecek, beni yıkamayacaksın"
Roman
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 201620,6bin okunma
9/10
·648 syf.··
Beğendi
·
2019 227. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2019 03:19
Zorba, 35 yaşlarında kağıt faresi patron ile, 60 yaşlarında işcisi Aleksi Zorba'nın dostluğunu anlatıyor. Patron, okumuş yazmış, eğitimli, buddha öğretileri ve felsefeyle hayatını belli bir kalıba sokmaya çalışan, naif, kırılgan disipline bir adam... Zorba hayatı okuyarak değil yaşayarak deneyimleyen, Tanrıyla arası bozuk, inanmadığı Cenneti, bu dünyada yaşamaya çalışan, yemeye, müziğe, dansa, şaraba, kadına düşkün. Ölmekten değil, güzel kadınları arkasında bırakmaktan korkan, anı yaşayan, o anı da deli dolu yaşayan bir adam... Nobel edebiyat ödülünü 1 oy farkla kaybeden bahtsız bedevi Kazancakis'in en önemli eseri. Dili çok sade, güzel ve akıcı, karakterler arası diyaloglar çok samimi. Keşke diyorsun, daha az betimleme yapsaydı da, bunları konuşturup dursaydı aralarında. Tavsiye ederim, okuyun derim ama, ya da boşverin, bakın Aleksi Zorba'ya hayatında bir tane kitap okumamış ama hayatı özümsemiş mutlu adam:)) Neyse, bir daha ki kitapta, Gogol-Palto'da görüşmek üzere...
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 201620,6bin okunma
Puan vermedi·648 syf.··
2018 10. kitabı
Zorba, Modern Klasiklerin en önemli eserlerinden biri. Nikos Kazancakis, bu eserinde Alexis Zorba adında bir karakter yaratıyor. Bu, "Anti Karakter" tiplemesinin en önemli örneklerinden. Aslında topluma örnek olacak bir insan değil Zorba. Çünkü toplumlar örnek insanları belli bir kalıba sokar. Örnek insan nedir sorusunun net bir cevabı yoktur ama ne değildir aşağı yukarı her toplumda belli cevaplar vardır. İşte olumsuz cevapların birçoğu Zorba'da bulunur. Mesela kabadır, cahildir, sert mizaçlıdır, hırçındır, büyük hedef ya da hayalleri yoktur, anı yaşayan biridir ve yarınını çok düşünmez ayrıca Tanrı'ya dahi çok fazla güvenmez. Aslında herkes gibi insandır, insan gibi insandır. Zorba, iyi dosttur, vicdanlıdır, merhametlidir, açık sözlüdür, cömerttir, samimidir. Yani her insanın fabrika ayarlarında olduğu düşünülen özellikleri de vardır ve bu sebeple bu güzellikleri de çok göze görülmez. İşin ilginci başka insanlar da bunlar hiç görülmez. O, Patron ile romanı götürür, o Patron'a dosttur, yoldaştır, arkadaştır. “Ne makine şu insan be! İçine ekmek, şarap, balık, turp koyuyorsun; iç çekmeleri, gülüşler ve düşler çıkıyor. İmalathane! Sanırım beynimizde konuşan bir sinema var.” diyor bu romanda Kazancakis. O da bu cümleyi kuran Alexis Zorba'yı düşlüyor. Hatta belki Zorba'nın ta kendisidir. Zira Kazancakis'in mezarında sanki Zorba'nın ağzından çıkmışçasına "Hiçbir şey ummuyorum, hiçbir şeyden korkmuyorum, özgürüm." yazmaktadır. En sevdiğim kitaplar ne zaman sorulsa aklıma ilk gelen iki üç eserden biridir bu. Belki de aklıma gelen en güzel düşlerden de biridir. Bu düş bence hayatın belli dönemlerinde yeniden okunmalı. Okumamış olanlar ise rica ediyorum bitirmek için acele etmesin.
Edebiyat
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 201620,6bin okunma

Yazar Hakkında

Nikos KazancakisYazar · 15 kitap
Nikos Kazancakis (Yunanca: Νίκος Καζαντζάκης) (d. 18 Şubat 1883, Kandiye, Osmanlı İmparatorluğu - ö. 26 Ekim 1957, Freiburg, Almanya), Yunan yazar, şair, siyasetçi ve filozof. 20. yüzyılın en önemli Yunan felsefecisi olduğu ve eserleri yabancı dillere en çok çevrilmiş olan Yunan yazarlardan olduğu düşünülmektedir. Fakat şu anki şöhretine, 1964 yılında gösterime girmiş olan Michael Cacoyannis'in yönetmiş olduğu Zorba adlı sinema filmiyle kavuşmuştur. Bu film, aynı ismi taşıyan kendi kitabından uyarlanmıştır. 20. yüzyılın en önemli Yunan felsefecisi olduğu ve eserleri yabancı dillere en çok çevrilmiş olan Yunan yazarlardan olduğu düşünülmektedir. Fakat şu anki şöhretine, 1964 yılında gösterime girmiş olan Michael Cacoyannis'in yönetmiş olduğu Zorba the Greek adlı sinema filmiyle kavuşmuştur. Bu film, aynı ismi taşıyan kendi kitabından uyarlanmıştır. Girit'te, ada hala Osmanlı yönetimindeyken, Kandiye ilinde dünyaya geldi. Bu tarihlerde, Girit adasında Osmanlı İmparatorluğu'ndan bağımsızlık kazanma amacıyla ayaklanmalar yaşanıyordu. Kendisinin evvelki eğitim dönemi hakkında fazla bir bilgi olmamasına rağmen, 1902'de Atina Üniversitesi'nde hukuk okumaya başladığı bilinmektedir. Hukuk öğreniminden mezun olduktan sonra, 1907'de ise felsefe üstüne çalışmak için Paris'e gitti. Burada Henri Bergson'la çalışma imkânı buldu. 1911 yılında Galatea Alexiou ile evlendi. Balkan Savaşları patladıktan sonra ise orduya katıldı. Savaş bittikten sonra ülkesine geri döndü ve felsefe hakkındaki çalışmaları Yunancaya çevirme çalışmalarına başladı. 1914 yılında, sonraki 2 yıl boyunca beraberce Yunan Hristiyan kültürünün ortaya çıkıp geliştiği yerleri gezeceği Angelos Sikelianos ile tanıştı. Bu gezilerinde Sikelianos'un milliyetçiliğinden oldukça etkilenmiş olduğu belirtilmektedir. 1922'den ölümüne kadar birçok ülkeyi dolaşarak, gezi yazıları formatında eserler verdi. Gezdiği şehirler/ülkeler ve bu şehirler/ülkelerde bulunduğu tarihler şöyledir: Paris ve Berlin (1922 - 1924), İtalya ve Rusya (1925), İspanya (1932), ve sonrasında Kıbrıs Adası, Aegina ""(Egina)"", Mısır, Sina Dağı, Çekoslovakya, Nice, Çin ve Japonya. Ayrıca Fransa'nın Nice şehrinde bulunduğu vakitlerde, Antibes yakınlarında bir villa satın almıştır. 1926 yılında ilk eşinden boşandı ve 1945'te, vefatına kadar birlikte olacağı Eleni Samiou ile evlendi. Berlin'de bulunduğu sıralarda, komünizm ile tanıştı ve sağlam bir Lenin hayranı oldu. Hiçbir zaman tamamıyla komunizme bağımlı bir yoldaş olmasa da, Sovyetler Birliği'ni ziyaret ettiği vakitlerde, Sol Muhalefet yanlısı politikacı ve yazar olan Victor Serge'nin yanında kaldı. Sovyetler'de bulunduğu sıralarda, Josef Stalin'in önemli bir politik şahsiyet olarak yükselişine tanıklık etti ve Sovyet tipi komünizmden soğumaya başladı. Bundan sonra, öncesinde sahip olduğu ve milliyetçiliği ağır basan fikirleri değişmeye ve yerini daha evrensel ideolojilere bırakmaya başladı. 1945'te, Yunanistan'da komünist olmayan küçük bir sol partinin başkanı oldu ve Yunan hükümetinde bakan olarak görev aldı. 1 sene sonra ise bu görevinden istifa etti. 1946'da, Yunan Yazarlar Topluluğu tarafından Angelos Sikelianos ile birlikte Nobel Edebiyat Ödülü için kurula tavsiye edildi. 1957 yılında, bu ödülü 1 oy farkı ile Albert Camus'ya kaptırdı. Camus ödülü aldıktan sonra, Kazancakis'in bu ödülü kendisinden yüzlerce kez daha fazla hakettiğini söylemiştir. 1956 yılında Viyana'da Uluslararası Barış Ödülü'nü aldı. 1957'nin sonlarına doğru, lösemi hastalığına yakalanmış olmasına rağmen Çin ve Japonya'ya son bir gezi turuna çıktı. Dönüş yolunda ise iyice hastalanan Kazancakis, Almanya'nın Freiburg kentinde vefat etti. Ortodoks kilisesi mezarlıkta defnedilmesine izin vermediğinden, Kandiye'yi çevreleyen Venedik surlarının kale burçlarından birinin altına gömüldü. Girit'te bulunan havaalanlarından birine ismi verilmiştir.