Allah'ın Garibi

Nikos Kazancakis
Tahmini Okuma Süresi:
13 sa. 36 dk.
Sayfa Sayısı:
480
Basım Tarihi:
Eylül 2008
İlk Yayın Tarihi:
1956
Yayınevi:
İz Yayıncılık
Orijinal Adı:
Grekçe: Ο φτωχούλης του Θεού
ISBN:
9789753555326
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·480 syf.··
2019 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2019 20:36
Dört Garip Adam Ne büyük mutluluk dağın kutsal yalnızlığına tırmanmak Tek başına, o temiz dağ havasında, ağzında bir defne dalı Kanının topuklarından hızla dizlerine, beline yükseldiğini Oradan boğazına ulaşıp bir ırmak gibi yayılmasını Ve aklının köklerini yıkmasını duymak Sağa gideyim, sola gideyim demeyi düşünmeden Aklının yol kavşağında dört rüzgarı birden estirmek ● Nikos Kazancakis Yeryüzünü toprak ile buluşturan nisan yağmurunun ardından dört genç ellerinde Kazancakis’in, Allah’ın Garibi kitabı ile birlikte yola çıkarlar. Güneşin kendini göstermesiyle güvenleri tazelenmiş olan tarla kuşları ağaçlarda konaklamaya devam ederken dört genç, kalplerini durulayan doğanın sesine ses karıştırmamak adına, tek ses etmeden köylerini ayaklarının altına seren ihtiyar kayanın zirvesine varırlar. Bay D: İçimdeki boşluğun duvarlarını kırarak, kendimde bana ait olmayan bir alanı fethetmemi sağlayan bu yürüyüşün ardından kitabı nasıl konuşacağız merak ediyorum doğrusu. Bay B: Senin için bir anlamlandırma süreci oldu anlaşılan bu yolculuk. Anlamlandırmadan durabildiğin vakit var mı? :) Bay A: Bırak anlamlandırsın kardeşimiz. Anlamlandırmak özgürlüğe dahil ne de olsa. Bay E: Nasıl dahil olduğunu açıkla o vakit de biz de özgürleşelim. Bay A: Şöyle ki, her insanın kendi zaviyesinden bakıldığında, anlamını bulamadığı her kısım, onun özgürlüğüne ve hatta kendisine çizilmiş bir sınır. Bilinmeyenin ördüğü duvarı yıkmanın
Allah'ın GaribiNikos Kazancakis · İz Yayıncılık · 2008319 okunma
Evliya Fransis Hazretleri
9/10
·480 syf.··
2020 634. kitabı
Fransisken tarikatı kurucusu olan Asisili Fransisin yaratıcıya yakın olma yolunda dünya nimetlerine sırt çevirip görüntü olarak yoksul ama zenginliğin en büyüğü ile Yaradana ulaşma yolundaki yaşamını okuyacaksınız. Kitap bir Hristiyan azizini anlatıyor olmasına rağmen bir müslüman velisini okuyormuş hissine kapılıyorsunuz. O derece evrensel bir arayış ve adayış hikayesi.. ve tabiki usta yazar Kazancakis'in o büyülü kaleminden..
Din
Allah'ın GaribiNikos Kazancakis · İz Yayıncılık · 2008319 okunma
İnceleme
9/10
·391 syf.··
2023 40. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2023 00:58
Zevk ve eğlencesine düşkün bir delikanlının Tanrıyı arayarak bir azize dönüşmesinin hikâyesi. Kahramanımız Frencesco, dilenci yoldaşı Leo ile birlikte dünyevi hayatın zenginliklerinden vazgeçerek nefislerini alçalttığı uzun ve zorlu bir süreçten geçerler. Olaylar Leo'nun gözünden anlatılır. Kitabın bir kusuru varsa o da eksik basılmış kelimeler ve harf eksiklikleri. Cümledeki bütünlüğü bazen bozabiliyor. Yazım yanlışları oldukça göze batıyor. Açlık, susuzluk ve rahatlığa; kadın, evlilik ve eğlenceye açılmış bir savaşta zor da olsa ayakta kalmanın kitabı Allah'ın Garibi . İlk Nikos Kazancakis okuma deneyimim, kalemini sevdim.
Edebiyat
Allah'ın GaribiNikos Kazancakis · İz Yayıncılık · 2008319 okunma
Hiçlikle Varlık Arasında: Bir Garibin Tanrı'yla İmtihanı
Puan vermedi·480 syf.··
2026 9. kitabı
·
50 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 02:48
Nikos Kazancakis'in Allah'ın Garibi'si, bir azizin hayat hikâyesini anlatan sıradan bir biyografik roman değil; insan ruhunun Tanrı'yla, dünyayla ve en nihayetinde kendisiyle giriştiği o amansız savaşın destansı bir dökümüdür. Assisili Francesco'nun çileli yolculuğuna tanıklık ederken, okur da ister istemez kendi içindeki uçurumlara bakmaktan alamaz gözlerini. Bu, yalnızca bir inanç romanı değil, aynı zamanda derin bir felsefi sorgulama, varoluşsal bir çığlık ve insanın faniliğiyle kutsalın sonsuzluğu arasında sıkışıp kalmış bir "garip"in, yani hepimizin hikâyesidir. Roman, Gotik edebiyatın kasvetli atmosferini andıran bir Orta Çağ İtalyası'nda geçer. Ancak buradaki gotik unsurlar, yalnızca taş duvarların soğukluğunda veya şatoların loşluğunda değil, insan ruhunun karanlık dehlizlerinde boy gösterir. Francesco'nun zengin bir tüccarın oğlu olarak başlayıp tüm dünyevi nimetleri reddederek yoksulluğu kutsadığı bu yolda, karşımıza çıkan manzara, adeta bir iç şatonun harap duvarlarıdır. Şeytanla girdiği mücadeleler, tenin zaaflarıyla boğuşması, cüzzamlıyı öpüşündeki o sarsıcı an, gotik türünün "dehşet" ve "yüce" kavramlarını , ruhsal bir arenaya taşır. Burada korkulan, dışarıdaki bir canavar değil; insanın kendi benliğinde yankılanan, onu yoldan çıkarmaya çalışan o sinsi sestir. İşte tam bu noktada, romanın temel direklerinden biri olan felsefi boyut devreye girer. Kazancakis, Francesco'nun dilinden, varlıkla hiçlik arasında gidip gelen derin bir varoluş felsefesi sunar. Bu, Löwy ve Sayre'nin tanımladığı anlamda moderniteye karşı bir romantik başkaldırıdır adeta; gösterişe, paraya, dünyevi güce karşı, geçmişte yitirilen bir masumiyetin, bir "altın çağ"ın özlemiyle yanıp tutuşmaktır. "Tanrı bir yangın, Leo kardeş. Yanıyor, biz de onunla birlikte yanıyoruz" sözü, bu
Allah'ın GaribiNikos Kazancakis · İz Yayıncılık · 2008319 okunma
8/10
·391 syf.·
2025 55. kitabı
Zorba'dan sonra okuduğum ikinci Kazancakis kitabı "Allah'ın Garibi". Assisili aziz Francesco'nun hikâyesi, yanından hiç ayrılmayan arkadaşı Leo Kardeş'in ağzından anlatılıyor. Önsözde yazar, Francesco'nun hayatı ve mücadelesinin kendisini çok etkilediğini, hikâye içinde bazı yazılanların gerçekle bağdaştırmaya çalıştığı kurgular olduğunu, Francesco'nun insan bedenini tamamen ruha dönüştürmeye çalışan bir aziz olduğunu samimi bir şekilde ifade ediyor. Hikâye, bizim dinimizde de tasavvufta görülen "bir lokma, bir hırka" anlayışına uygun bir hikâye. Ancak buradaki durumda aziz durumundaki kişi, kendi bedenini oldukça hor kullanıyor. Bizdeki tarikatların şeyhlerinin uçtu, kaçtı durumları buradaki aziz için de geçerli. Değişik mucizeler göstermesi, yerden yükselmesi vs.gibi. Hele de başlangıçta Francesco'nun bir aziz olarak değil de bir mecnun, bir deli gibi görülmesi, halkın onunla alay etmesi ve yazarın da buna benzer bir dil kullanması, yazarın azizlik hikâyesiyle alay mı ediyor düşüncesini doğuruyor. Ama sonradan sonraya, anlatılan hikayeleri topladığı, boşluk olan yerleri de kurguyla doldurduğu objektif bir hikaye haline dönüştürmeye çalıştığı anlaşılıyor. Tabi ki bol mucizelerin ve abartılmış (ifrat-tefrit derecesine varmış), hurafeleşmiş inançların bulunduğu bir hikâye. Puan olarak 7.5 vermeyi planlıyordum, buçuklu puan olmadığından 8 puan verdim. Çünkü hikâye çok uzun, gereksiz uzun sürdü. Bana göre hikâyede oldukça fazla hurafe vardı ve normalde yaşanan olaylarmış gibi bir doğallıkta anlatılmıştı. Kitap boyunca çok sık olmasa da oldukça dikkat çekici bir oranda ve ciddi anlamda imlâ bozuklukları vardı. En iyi tarafı ise yazarın edebi gücü, esprili anlatımı ve özellikle kitabın başlangıcındaki tasvirlerin mükemmel oluşuydu.
Allah'ın GaribiNikos Kazancakis · İz Yayıncılık · 2008319 okunma
9/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2002 2. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2002 20:50
Insan egosu ne dertler açabilir kişinin başına? Zenginlik, şatafat, hırs ve zevk dünyası ne kadar doyurur aç bir ruhu? Bedensel zevk ve ihtiyaçlar nereye kadar doyurulabilir? Içinizde yanan bir mum ışığı sizi ne kadar ilahi bir yaşama sürükler, vazgeçmenin eşiğinde? Acıma ve merhamet sizi ne kadar yürütür bu yolda? Mistik bir insanın ilahi keşfi, çölde günlerce susamış bir gezginin mütevazi yolculuğu... İman ateşini bu kadar güzel anlatabilmek. İşte Kazancakis.
Allah'ın GaribiNikos Kazancakis · İz Yayıncılık · 2008319 okunma
6/10
·480 syf.·
2022 31. kitabı
zamandan ve neredeyse mekanlardan bağımsızmış yanılsamasına sebep olan kurgusuyla ortaya koyduğu bu eserinde yazarımız, ana karakteri francesko'nun [hristiyanlık dünyasının en çok saygı duyduğu dini figürlerden biri olan saint francis (1181/1182 – 3 october 1226)] dostu leo kardeş ile birlikte, her şeye gücü yeten tanrı yolunda, insanın doğası itibarıyla hoşlanabileceği her şeyi ve hatta temel ihtiyaçlarını bile reddederek, yaşamayı tercih ettiği çile dolu hayatı sonunda, azizlik mertebesine ulaşmasıyla son bulan hikayesini anlatıyor.
Din
Allah'ın GaribiNikos Kazancakis · İz Yayıncılık · 2008319 okunma
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2024 17. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2024 21:18
Bitti.Daha önceki kitaplarındaki incelememde yazdığım gibi Nikos Kazancakis i her zaman ilgiyle okumuşumdur. Giritli oluşu, Girit Türklerini çok iyi tanıması, Kiliseyle, din adamlarıyla her zaman kavgalı olması Papazlar tarafından aforoz edilmesi hep ilgimi çekmiştir. Kitaplarını bir filozof ve felsefeci tarzında yazdığını düşünüyorum. Nikos Kazancakis aslında yunanistana değil Osmanlıya ait bir yazar. Kitaplarını okumuşsanız yada okursanız bunu fark edeceksiniz. ( Bu sadece benim edindiğim fikirdir.) Allah'ın Garibi ne gelirsek İlk gençliği zevk-sefa, eylence, macerayla geçen Francesco adlı bir genç adamın, yine böyle cümbüşlü bir gecede gaipten bir ses duymasıyla hidayete erip Tanrıyı aramak ve bulmak için yollara düşmesi ve bu yürüyüşünde onla beraber olan Leo Kardeşin macerasıdır. Romanda bizim Bektaşiliği , Mevleviliği andıran düşünceleri ,hatta Nesiminin bazı ilkelerini bile görüyorsunuz. Belkide Nikos Kazancakis e karşı papazların kudurma sebepleri içinde bunlarda vardı. Nikos Kazancakis Allah'ın Garibi deki edindiğim izlenim Tanrıyı Kilisede mabetlerde değil kalpte aranmasını, şeytanın her zaman insanın zihninde yaşadığını, Kalp kırmanın en büyük günah olduğunu anlatıyor. Tanrıya ulaşmak konusunda iki farklı yol çizmiş ve seçimi okuyucuya bırakmış. ( Bu tamamen benim düşüncemdir. Ya Francesco gibi bütün dünya nimetlerinde elimizi çekeceğiz, nefsimize ve bedenimize eziyet edeceğiz böylece cennete gideceğiz, yada yine eski bir eşkiya olup sonra azizleşen Kurt Kaptan gibi Tanrının. bize verdiği bütün nimetlerden ve zevklerden sonuna kadar istifade edeceğiz. Hak edene neyi hak ediyorsa iyilikse iyilik, kötülükse kötülük onu vereceğiz öyle cennete gideceğiz.) Güzel, anlamlı. düşündüren bir kitaptı, tavsiye ederim. Ve yine benim için artık bir alışkanlık haline gelen. Romanı tek bir alıntıyla özetliyorum. "Yeryüzünde
Allah'ın GaribiNikos Kazancakis · İz Yayıncılık · 2008319 okunma
3/10
·368 syf.··
2021 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2021 20:49
Assis'li Francesco'nun Tanrı'yı ararken çektiklerini anlatıyor Allahın Garibi'nde Kazancakis. Francesco, gençliğinde zevk ve eğlence düşkünlüğüyle bütün Assisi'de parmakla gösterilen bir delikanlı... Daha sonra Assisi'nin iftihar ettiği bir aziz... Pencere altlarında sevgilisine serenat yapan aşık Francesco, meyhane arkadaşlarıyla şehinde tertip ettiği eğlencelerle de şöhretli.. Fakat bunlar onun kişisel hırsını tatmin etmeye yetmez... Sonunda sırf ün kazanmak için savaşlara katılır ve küstah bir şövalye olarak döner memleketi Assisi'ye.. Ve olan olur... İçinde, tâ yüreğinde Tanrı'nın sesini işitir ve onu aramaya başlar... Dünyadan el etek çekerek, bütün düşkünlere, bütün yoksullara, bütün günahkarlara gönlünü açıp Tanrı'nın istediği yoldan yürümeye başlar.. O'nun Tanrı'ya götüren yolunda; bedenin istekleri yerine, ruhun istekleri geçerlidir. Açlık, dünya malından vazgeçme, insanın acziyetini kabul ederek nefsi alçaltma gibi zahidane bir yol tutar Francesco.. Bütün çektiklerine şahit Leo Kardeş'in ağzından öğreniriz onun macerasını...
Allah'ın GaribiNikos Kazancakis · İz Yayıncılık · 2008319 okunma
8/10
·480 syf.··
2017 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2017 00:00
Zamandan ve neredeyse mekanlardan bağımsızmış yanılsamasına sebep olan kurgusuyla ortaya koyduğu bu eserinde yazarımız, ana karakteri Francesko'nun [Hristiyanlık dünyasının en çok saygı duyduğu dini figürlerden biri olan Saint Francis (1181/1182 – 3 October 1226)] dostu Leo kardeş ile birlikte, her şeye gücü yeten Tanrı yolunda, insanın doğası itibarıyla hoşlanabileceği her şeyi ve hatta temel ihtiyaçlarını bile reddederek, yaşamayı tercih ettiği çile dolu hayatı sonunda, azizlik mertebesine ulaşmasıyla son bulan hikayesini anlatıyor.
Allah'ın GaribiNikos Kazancakis · İz Yayıncılık · 2008319 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Nikos KazancakisYazar · 15 kitap
Nikos Kazancakis (Yunanca: Νίκος Καζαντζάκης) (d. 18 Şubat 1883, Kandiye, Osmanlı İmparatorluğu - ö. 26 Ekim 1957, Freiburg, Almanya), Yunan yazar, şair, siyasetçi ve filozof. 20. yüzyılın en önemli Yunan felsefecisi olduğu ve eserleri yabancı dillere en çok çevrilmiş olan Yunan yazarlardan olduğu düşünülmektedir. Fakat şu anki şöhretine, 1964 yılında gösterime girmiş olan Michael Cacoyannis'in yönetmiş olduğu Zorba adlı sinema filmiyle kavuşmuştur. Bu film, aynı ismi taşıyan kendi kitabından uyarlanmıştır. 20. yüzyılın en önemli Yunan felsefecisi olduğu ve eserleri yabancı dillere en çok çevrilmiş olan Yunan yazarlardan olduğu düşünülmektedir. Fakat şu anki şöhretine, 1964 yılında gösterime girmiş olan Michael Cacoyannis'in yönetmiş olduğu Zorba the Greek adlı sinema filmiyle kavuşmuştur. Bu film, aynı ismi taşıyan kendi kitabından uyarlanmıştır. Girit'te, ada hala Osmanlı yönetimindeyken, Kandiye ilinde dünyaya geldi. Bu tarihlerde, Girit adasında Osmanlı İmparatorluğu'ndan bağımsızlık kazanma amacıyla ayaklanmalar yaşanıyordu. Kendisinin evvelki eğitim dönemi hakkında fazla bir bilgi olmamasına rağmen, 1902'de Atina Üniversitesi'nde hukuk okumaya başladığı bilinmektedir. Hukuk öğreniminden mezun olduktan sonra, 1907'de ise felsefe üstüne çalışmak için Paris'e gitti. Burada Henri Bergson'la çalışma imkânı buldu. 1911 yılında Galatea Alexiou ile evlendi. Balkan Savaşları patladıktan sonra ise orduya katıldı. Savaş bittikten sonra ülkesine geri döndü ve felsefe hakkındaki çalışmaları Yunancaya çevirme çalışmalarına başladı. 1914 yılında, sonraki 2 yıl boyunca beraberce Yunan Hristiyan kültürünün ortaya çıkıp geliştiği yerleri gezeceği Angelos Sikelianos ile tanıştı. Bu gezilerinde Sikelianos'un milliyetçiliğinden oldukça etkilenmiş olduğu belirtilmektedir. 1922'den ölümüne kadar birçok ülkeyi dolaşarak, gezi yazıları formatında eserler verdi. Gezdiği şehirler/ülkeler ve bu şehirler/ülkelerde bulunduğu tarihler şöyledir: Paris ve Berlin (1922 - 1924), İtalya ve Rusya (1925), İspanya (1932), ve sonrasında Kıbrıs Adası, Aegina ""(Egina)"", Mısır, Sina Dağı, Çekoslovakya, Nice, Çin ve Japonya. Ayrıca Fransa'nın Nice şehrinde bulunduğu vakitlerde, Antibes yakınlarında bir villa satın almıştır. 1926 yılında ilk eşinden boşandı ve 1945'te, vefatına kadar birlikte olacağı Eleni Samiou ile evlendi. Berlin'de bulunduğu sıralarda, komünizm ile tanıştı ve sağlam bir Lenin hayranı oldu. Hiçbir zaman tamamıyla komunizme bağımlı bir yoldaş olmasa da, Sovyetler Birliği'ni ziyaret ettiği vakitlerde, Sol Muhalefet yanlısı politikacı ve yazar olan Victor Serge'nin yanında kaldı. Sovyetler'de bulunduğu sıralarda, Josef Stalin'in önemli bir politik şahsiyet olarak yükselişine tanıklık etti ve Sovyet tipi komünizmden soğumaya başladı. Bundan sonra, öncesinde sahip olduğu ve milliyetçiliği ağır basan fikirleri değişmeye ve yerini daha evrensel ideolojilere bırakmaya başladı. 1945'te, Yunanistan'da komünist olmayan küçük bir sol partinin başkanı oldu ve Yunan hükümetinde bakan olarak görev aldı. 1 sene sonra ise bu görevinden istifa etti. 1946'da, Yunan Yazarlar Topluluğu tarafından Angelos Sikelianos ile birlikte Nobel Edebiyat Ödülü için kurula tavsiye edildi. 1957 yılında, bu ödülü 1 oy farkı ile Albert Camus'ya kaptırdı. Camus ödülü aldıktan sonra, Kazancakis'in bu ödülü kendisinden yüzlerce kez daha fazla hakettiğini söylemiştir. 1956 yılında Viyana'da Uluslararası Barış Ödülü'nü aldı. 1957'nin sonlarına doğru, lösemi hastalığına yakalanmış olmasına rağmen Çin ve Japonya'ya son bir gezi turuna çıktı. Dönüş yolunda ise iyice hastalanan Kazancakis, Almanya'nın Freiburg kentinde vefat etti. Ortodoks kilisesi mezarlıkta defnedilmesine izin vermediğinden, Kandiye'yi çevreleyen Venedik surlarının kale burçlarından birinin altına gömüldü. Girit'te bulunan havaalanlarından birine ismi verilmiştir.