Dünya’ya medeniyeti öğrettin Ya Rasullallah.
Dermenghem’in naklettiği bu hadiste Hz.Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur. “Her kim, bir zımmiye (gayrimüslim tebaa) eziyet ederse kıyamette ben onun hasmı(düşmanı) olacağım.”
Sayfa 335 - İnsan yayınları·Kitabı okuyor
Bidat Ehli ile Görüşmenin Tehlikeleri
Mürit yine ihvanını bidat ehli ile oturmaktan nehyetmelidir. Çünkü ehl-i bidat'a karışmanın kalbi öldürdüğü tecrübe edilmiştir. Neredeyse Selef-i Salihin'in hepsi şöyle demiştir: "Kimde en az dahi bidat bulunursa onunla arkadaş olmayın. Bu konuda kim gevşeklik eder de onlarla oturup-kalkarsa o bidatın uğursuzluğu/şerri ona döner. Bir zaman sonra da olsa..." Şeyh Ebu Medyen Tilmisânî (Rahimehullah) derdi ki: “Bize ulaştı ki İmam Malik (Rahimehullah) şöyle demiş: "Sırf ibadetle uğraşıp fıkhı terkeden huruc eder (hâricî olur) ve bidat ehli olur. Kim kelam ilmiyle yetinip hakikatıyla sıfatlanmazsa zındık olur. Kim sırf fıkıhla yetinir de onunla amel etmezse aldanmış ve kendini kandırmıştır. Kim ilmiyle amel ederse makbule geçer ve yücelir. Kim edebi edepliden öğrenmezse etba'ını da bozar. Vallahu a'lem."
Sayfa 426 - Yasin Yayınevi, 2. Baskı, 2013·Kitabı okudu
İslâm Dini
Reklam
Puan vermedi
#okudumbitti Bu kitabı okurken en çok düşündüğüm yüzümde tebessüm bırakan kısım yazarımız Mina’nın henüz on yaşında olması oldu sanırım. Bu yaşta hayal edip, yazıp, bir kitapta toplamak gerçekten büyük bir cesaret ve emek. Kitaptaki öykülerde çocukça bir samimiyet, sıcacık duygular ve güzel bir hayal gücü var. Her sayfada yeni bir maceraya ve yeni bir fikre kapı aralanıyor. Kitabı bitirdiğimde yüzümde tatlı bir gülümseme oluştu,çünkü bir çocuğun hayallerine misafir olmak çok güzeldi. Mina’nın yaşının küçük, hayallerinin ise kocaman olduğunu görmek beni mutlu etti. Yazmaya, hayal kurmaya ve üretmeye devam et Mina. Eminim kalemin büyüdükçe hikayelerinde büyüyecek. Kim bilir, belki yıllar sonra senin kitaplarınla büyüyen çocuklar olacak. Yolun açık olsun, yeni hikayelerini merakla bekliyorum.
Bodrum Katındaki MakineMira Demirkıran · Melisa Matbaa · 20263 okunma
"Canlıları ölülerden ayıran çizgiyi hatırlatan bu çizginin bir adım ötesi bilinmezlik, acı ve ölümdür. Orada ne var? Kim var? Orada, boşluğun, ağacın, güneşin aydınlattığı çatının ardındaki ne? Kimse bilmez ama herkes bilmek ister; insan bu çizgiyi geçmeye korkar ama geçmek ister ve bilir ki er geç onu geçmek, orada, ölümün öte tarafında ne olduğunu kaçınılmaz olarak öğrenmek zorunda kalacağı gibi. Halbuki insan güçlü, sağlıklı, neşeli, öfkelidir ve çevresi de kendisi gibi sağlıklı, öfkeli, heyecanlı insanlarla sayılıdır."
Sayfa 218·Kitabı okuyor
Puan vermedi·
İmbat izmir'e ben de kitap okumaya küstüm. Can çekişiyorum bu kitabı okurken. Mekan betimlemeleri oldukça yetersiz olduğu için eski İzmir fotoğraflarına sıkça yer verilseydi daha ilgi çekici olabilirdi. Kitap İzmir tarihinden ziyade aile soy ağacı çözme etkinliğine dönüştü. Kitaptan alıntı; Bunları geçer geçmez denize açılan ara sokak köşesinde Zaferlerin evi... Zafer kim? Açıklama yok, tanıtma yok, zaferin kim olduğunu sadece yazar biliyor. İşte buhrana sokacak bir cümle daha; Bunun karşısında Ibrahim beye (Tektel) ait muhteşem yalı ( üst katında Sıtkı-perihan-evin-nur-salih). İbrahim Tektel kim? Parantez icindeki isimler kim? Yazarın anlatım tarzı: "Karşıda İbrahim Bey'in yalısı vardı." Ben: Hangi İbrahim Bey? Yazar: İbrahim Bey işte. Ben: Tamam.
İmbat İzmir'e KüstüMehmet Demirağlı · İzmir BB Kent Kitaplığı · 20150 okunma
Reklam
Reklam