Az önce instagramda İsmet Özel'in bir konuşmasına denk geldim.Özel’i dinleyince insan “konuşma” değil, sanki zihninin içinden geçen bir şiir duyuyor. Sertliği ayrı bir dil, suskunluğu ayrı bir anlam. Bir bakıyorsun kelime değil fikir çarpıyor,bir bakıyorsun fikir değil adamın iç kavgası konuşuyor. Aynı anda hem asi hem ağırbaşlı olabilmek herkesin harcı değil. Adamın kendine has bir tarzı var. İsmet Özel'e benzeyen yazar, şair hiç gördünüz mü ? Göremezsiniz, o şahsına münhasır bir isim..Kendi çağının içine sığmayan adamlardan o... Şimdi tartışılıyor ama yıllar sonra daha net anlaşılacak. Umarım bu dünyadan onu bir nebze olsun anlayarak göçüp giderim :'
Kimse senden düşünmeden hareket etmeni istemedi; söylediğim şey, isteklerinin sesini duyabilmek için panik çığlıklarını susturman. Kalbinin ne istediğini dinliyor musun yoksa sadece korkularının gürültüsüne mi kanıyorsun?
Mutsuz olmak için harcadığın tek bir an sana geri gelmeyecek. Yaşamının ne zaman başladığını biliyorsun, ama ne zaman biteceğini bilmiyorsun. Yaşadığımız her saniye bize sunulmuş bir hediyedir ve onu ziyan etmememiz gerekir. Mutluluk şimdiki zamanda yaşanır.