E

Çekim Yasası
Her iş niyete bağlıdır. Herkes neye niyet ederse onu elde eder. Allah ve Resulüne yönelmeyi niyet eden kimse, gerçekten Allah'a ve onun Resulü'ne yönelmiş olur. Kim dünyaya yönelirse onu elde eder, kim bir kadına yönelirse onu nikahlar, insan neye yönelirse onun peşinden koşar.
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·120 syf.··
2026 8. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 18:00
Mumlar Sonuna Yanar, dostluk, sadakat ve ihanet temalarını işleyen çarpıcı bir psikolojik romandır.Hikaye, tam 41 yıl boyunca birbirini görmemiş iki eski dostun, kasvetli bir şatoda bir akşam yemeğinde bir araya gelişini konu alıyor. Görünüşte son derece normal olan bu buluşma, aslında geçmişin, dostluğun, sadaktin kaçınılmaz bir hesaplaşmasına dönüşüyor.Etkileyici olan kısım, hikayenin çok büyük bir kısmı tek bir mekanda, iki karakterin karşılıklı diyalogları ve Henrik'in monologları üzerinden ilerliyor. -Buna rağmen temposu hiç düşmedi. -Ayrıca az sayfa olmasına rağmen çok yoğun bir edebi tat veriyor. Insan ilişkilerini masaya yatırırken bizi sarsıcı sorularla baş başa bırakıyor: "Bir insanı sevmek, onun her şeyine sahip olmak istemek midir?" İşte bu can alıcı soru, Henrik ve Konrad'ın çocukluktan kalma dostluğunun sınıfsal farkların, kıskançlığın ve paylaşılamayan bir kadının gölgesinde nasıl un ufak olduğunu gözler önüne seriyor.Gece ilerleyip mumlar sonuna kadar yanıp bittiğinde ise geriye ne öfke kalıyor ne de nefret; sadece yaşanmış ve geri dönüşü olmayan bir hayat... Sandor Marai'nin insan ruhunun derinliklerine inen, gurur, kıskançlık ve kader kavramlarını sorgulayan psikolojik tahlilleri mükemmel, kitabı bu kadar lezzetli yapan da bu bence.. Tavsiye ederim
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,6bin okunma
Engin Geçtan, yalnızlık türlerini sıralarken 'gerçek' yalnızlığın özelliğini şöyle anlatır.. "insanın kendisini anlaşılmamış ve kimsesiz hissettiği yalnızlık"
1000Kitap
Az önce instagramda İsmet Özel'in bir konuşmasına denk geldim.Özel’i dinleyince insan “konuşma” değil, sanki zihninin içinden geçen bir şiir duyuyor. Sertliği ayrı bir dil, suskunluğu ayrı bir anlam. Bir bakıyorsun kelime değil fikir çarpıyor,bir bakıyorsun fikir değil adamın iç kavgası konuşuyor. Aynı anda hem asi hem ağırbaşlı olabilmek herkesin harcı değil. Adamın kendine has bir tarzı var. İsmet Özel'e benzeyen yazar, şair hiç gördünüz mü ? Göremezsiniz, o şahsına münhasır bir isim..Kendi çağının içine sığmayan adamlardan o... Şimdi tartışılıyor ama yıllar sonra daha net anlaşılacak. Umarım bu dünyadan onu bir nebze olsun anlayarak göçüp giderim :'
İsmet Özel
Kimse senden düşünmeden hareket etmeni istemedi; söylediğim şey, isteklerinin sesini duyabilmek için panik çığlıklarını susturman. Kalbinin ne istediğini dinliyor musun yoksa sadece korkularının gürültüsüne mi kanıyorsun?
Alıntı