(...) bir erkek bir kadını baştan çıkarır. Olay ergen erkek terimleriyle anlatılır; birinci amaca ulaşma, ikincisine ulaşma, üçüncünün etrafında dönme, eve atma. Aniden müzik durur.
Kadın birdenbire keser. Hararetle sorar: 'Beni seviyor musun? Beni her zaman sevecek misin? Bana ihtiyacın var mı? Beni hiç bırakmayacaksın, değil mi? Hayatımın geri kalanında beni böyle mutlu edecek misin? ... Şimdi doğruyu öğrenmem gerek."' "Oysa erkek, 'Bırak uyuyayım,' diye bağırır, kaçamaklı ve iki anlamlı bir karşılıkla. Kadın 'kıyamete kadar' onunla birlikte olacağına söz verene dek seksüel yaklaşıma izin vermez. Acı final dizesinde yeni koca umutsuzca bağırır: 'Kıyamet gününün şimdi olması için dua ediyorum.' ilişki ve onun merkezindeki zevk mecrası vaadi, içinde var oldukları gerçek gündelik hayatla çakışmaz." Başka yerde olduğu gibi burada da kadın, bu zevki ve onun hayatındaki önemini değerlendirme gibi daha ciddi ve karmaşık bir görev üstlenmiştir.
Kadın, Neolitik devrimden bir fayda görmedi. Devrim çiftçiliğin ortaya çıkışı ve mülke sahip olma ama kadına ve onun kıymetli doğurganlığına da sahip olma anlamına geliyordu. O vakit peçe icat edildi ve erkeğin kadın cinselliğini kontrolü başladı.
Bir tarla ya da cinsel ilişki 'benim' olabiliyorsa, çocuk ve annesi de aynı konumda tutulabilirdi. Bir kavram olarak babalıkla mülkiyet hakları fikri birbirine tam uydu. Ne de olsa, kadın ya da çocuk erkeğin semeninin gücü olmadan ne olacaktı? Biri verimsiz olacak, ötekiyse hiç var olmayacaktı. Seks artık sırf zevk olmaktan fazlası haline gelmiş; bir iş olmuştu. Avcı toplayıcı göçebeden ticari çiftçiye geçişte, kadının rolü önemini kaybedip besleme makinesinin bir dişlisine döndü. Ekinler büyürken, hayvanlar otlarken, kadın ve çocuklar eşek gibi çalışırken, erkekler anlamlı bir şekilde aylak aylak oturmaya ve büyük düşünceler kurmaya daha çok zaman ayırmaktaydılar. Kuşkusuz entelektüel hayat, felsefe ve dini düşüncenin kökleri bu 8.000 yıl önceki döneme kadar geri gidiyordu.
Kadınlar niçin yanlarında yatan erkekle seks yaptıklarına şaşırabilir, hatta değersiz bir eş için kendilerini 'harcattıkları' fikrine kapılabilirler? Seksüel hararetin dağılması ve orgazmın sonuyla birlikte, saatler önce çekici görünen erkeklerin cilası kadınlar nezdinde kolaycacık dökülebilir.
Ateistlerin bile orgazm olurken ağzından çıkan en yaygın kelime 'Tanrım'dır. In extremis (son anda), oksitosin ve diğer zevk tetikleyen kimyasal maddelerin salınımıyla, istisnai bedensel zevk duyumları ve evrenle uyumun huşu içinde, vahiy gibi, mistik metafizik hislerini birbirine karıştırmak kolaydır.