Buğra Barış KOLÇAK

Buğra Barış KOLÇAK
@bugrabkolcak
9/10
·240 syf.·
Beğendi
·
3 günde okudu
·
2021 28. kitabı
Grigory Petrov
8.4/10 · 124,8bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kitaptan çıkarılacak en mühim ders:
" Size - hayatın mimarlarına sesleniyorum: Siz de hiçbir zaman sönmeyin. Kendiniz de yanın, başkalarının da yanmasını sağlayın. Kuruculuk görevinizi ister köyde ister şehirde, parlamentoda, orduda , Eğitim Bakanlığı'nda veya herhangi başka yerde, kısacası, nerede yaparsanız yapın, ama bulunduğunuz her yerde yanmaya devam edin! Ani bir şekilde, bir günlüğüne, bir haftalığına veya bir aylığına bir tutuşup bir sönmeyin, sürekli yanın! Yanın ve başkalarının da yanmasını sağlayın. Yolunuza engeller çıkacak, başarısızlıklar olacak, düşmanlarınız, yaptığınız işe karşı gelenler bazen zafer elde edecekler, ama siz sönmeyin. Ümitsizliğe kapılmayın! Hiçbir zaman ellerinizi indirerek vazgeçmeyin! "
Sayfa 231·Kitabı okudu
İnsanlık tarihi bundan ibarettir.
" Halklar iki ayaklı hayvan sürüsüdür. Çalışıyorlarsa da, bunu sopa korkusuyla, tıpkı köleler gibi, yöneticilerin zorlamasıyla veya ihtiyaç yüzünden yapıyorlar. Bu iki ayaklı hayvanlar kaba ve acımasızdırlar. Köpekler gibi devamlı birbirlerini kemirip dururlar. Birbirinin elinden almak istedikleri bir parça toprak yüzünden kavga ederler. Farklı inançlara sahip oldukları için; Tanrı ve O'nun kanunları ile ilgili sürülerden birisinin sahip olduğu anlayışın diğer sürü tarafından kabul edilmemesinden dolayı birbirlerini yerler. Farklı kavimlere ve soylara mensup olmaları, harflerin yazılışındaki farklılıklar bile kavga nedeni olabilir. "
Sayfa 215·Kitabı okudu
Önce hisset,iste ve sonra gerçekleştirecek iradeyi göster !
"  Okulun temel görevi öğrencilerin bilimi anlamaları ve ona değer vermelerini sağlamaktır. Fakat okul bu görevini yerine getiremiyor. Bilimsellik olmadan, bilim sevgisi ve bilgilenme arzusu olmadan ne bilim gelişir ne de bilgili insanlar ortaya çıkar. Aynen bunun gibi, sanatsallık ve sanat duygusu gelişmezse, güzelliğe ihtiyaç duyulmazsa sanat da olmaz. Önce bilimsellik, sonra bilim. Önce sanatsallık, sonra sanat. Sanatsallık ve bilimsellik, bilgiye ve güzelliğe ulaşma arzusu bir zemin, bilim ve sanat ise bu zeminde yaşararak büyüyen ve gelişen çiçeklerdir. Din açısından da aynı şey geçerlidir. Önce dindarlık, yani duygular, daha sonra ise dinin kendisi, başka deyişle, bu duyguların tezahürü ve tanımı ön plana çıkar. "
Sayfa 200·Kitabı okudu
Halkımız...
" Sözde yurtseverler için "vatan sevgisi" kavramı, kaba ve çirkin bile olsa, onlara ait olan değerleri yüceltmek ve bunların en iyi ve en doğru olduğunu kendini beğenmiş bir şekilde kabul etmekle eş anlamlıdır. Tehlikeleri görmemek için kafalarını çöldeki deve kuşu gibi kuma gömmüşler. Birileri kafalarını kumdan çıkarmaya çalıştığında çok kızıyorlar. "
Sayfa 182·Kitabı okudu