Evet arkadaşlar, o saraylar ve o sarayların etrafını çeviren hainler asırlarca bu milleti gaflette bıraktılar onu nura koşmaktan men ettiler. Onlar bu milleti ve bu memleketi yanlız iki zamanda düşünürlerdi. Biri paraya, diğeri askere muhtaç oldukları zaman! Bir baştan memleketi soyarlar, diğer yandan milletten aldıkları askerle Viyana'yı, Mısır'ı, İran'ı ele geçirmek için fethe kalkarlardı. Halbuki milletin o fetihlerde hiçbir milli emeli, vicdani arzusu ve menfaati yoktu. Onların hırsı, onların şam ve şerefi için, bu milletin evlatları bir daha dönmemek üzere onların arkasından sürüklenirdi. Sonra onların, saraylardaki debdebe ve yaşayışı sürdürmek için paraya ihtiyaçları vardı. Bu parayı milletten sopayla alırlardı. Bütün bunların neticesi milleti fakirliğe, haraplığa, nihayet ölümün kıyısına götürdü. İşte bu yönetim şekline padişahlık iradesi denir.