30 Ocak gününe Darülfünun konferans salonunda toplantı var. Yeni doğmuş olan Azerbaycan Hükümeti’nin doğum yıldönümü kutlanacak. Yusuf Akçura, Ruşen Eşref (Ünaydın) ve Ubeydullah Bey ve efendiler konuştular. Ruşen Eşref herhalde Bakü’ye gitmiş olacak ki, oranın en ileri zenginlerinden birinin evine vardığı zaman onun en muhteşem salonuna giriyor. Duvarda gerili siyah bir perdeyi kaldırıyor bu zat. Altından bizim bayrağımız çıkıyor ve sonra bu zatın gözü sevinç gözyaşlarıyla dolu; "Yıllardır bugünü bekleyerek yaşıyorduk. Tanrı’ya şükür ki buna kavuştuk." diyor. Bu tablo hakikaten çok içten duygu veren bir değer taşıyordu. 
Sayfa 70 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 9. Basım·Kitabı okudu
Bir takım Efeler ve hatta eşkiyalar soygunculuğu bırakıp Yunanlılarla çatışmaya başladılar. Onlar bile vatanı hükumetten daha fazla sevdiklerini ispatladılar. 
Sayfa 59 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 9. Basım·Kitabı okudu
Bugün Adapazarı’ nın Kuvayı Milliye tarafından işgal edildiğini işittim. Mustafa Kemal Paşa, Türkiye’nin itilaf askerleri tarafından boşaltılmasını ve vatan bütünlüğünün temini istemiş. İtilaf devletleri de, Türkiye’nin tamamının askeri işgal altına alınmasından sonra sulh muahedesini düzenleyip bize vereceklerini söylemişler.
Sayfa 57 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 9. Basım·Kitabı okudu
… Bir süre sonra İngilizlerin teşviki ile etrafta bulunan Kürt aşiretleri harekete geçerek buraları dağıtıyor ve Arap‘tan gayri bütün subaylar tevkif, hapis ve idama mahkum ediliyor. "Arap subaylar, İngilizlerin adamları ve casusları olduğundan bizim her şeyimizi İngilizlere haber vererek hayatımızı ifnaya (yok etme) karar vermişlerdi. Hatta anti parantez sana bir şey daha yazayım, bizim makineli tüfekçi Üsteğmen Antakyalı Sabri bile ve daha bir çokları onların adamıydı. Zavallı Sabri, çok esrar içer, iradesi zayıf biriydi.
Sayfa 48 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 9. Basım·Kitabı okudu