Deli kurt, benden istediğin şeyleri biliyorum. Seninle empati de kuruyorum. Fakat şu an çabalasam da bazı şeyleri yapamıyorum. Ben, artık sana hiç kızgın değilim. Yalnızca kırgınım. Ama ben de
gidiyorum ben bugüne kadar yaşanılanlardan ne artmışsa alarak sessizce içime aramayın, ve istemeyin beni hiç öpmeyin artık ışığa pusu kurmuş alnımdan bir kadın okşuyor saçlarımı tertemiz terli kaşlarımda dolaştırıyor uzun parmaklarını.
Şiir
Bugüne kadar hep, büzülüp uzaklaşması gereken şeyin genel olarak dünya olduğunu sanmıştı. Oysa dünya değildi, insanlardı. Öyle görünüyordu ki dünyada, insanları boşalmış bir dünyada, pekala yaşanabilirdi. 
Sayfa 125 - Can Yayınları·Kitabı okuyor
İfade, somut nesnelerden kaçarak somut bir nesne yaratmaktır! Kim bilir kaç tembel adam bugüne kadar kendi gerçeğini "hayal gücü" tabirinin arkasına saklanarak kabul ettirmiştir? Kim bilir kaç kere bedeni olduğu yerde bırakarak ruhun sınırsız gerçekliğine yaklaşmak uğruna, sağlıksız bir yöne sapma eğilimini hayal gücü diye adlandırıp güzelleme yapmaya çalışmışlardır? Başkalarının bedensel acılarını insanın kendi ıstırabı gibi hissetmesi adını da alan, hayal gücünün bu duygusal yönü sayesinde kim bilir kaç insan kendi bedensel acılarından kaçtı? Ve yine, manevi acı gibi ölçülmesi oldukça güç hisleri hayal gücü ne kadar basitçe yüceleştirmiştir? Bu tarz bir hayal gücü haddini aşarak bir sanatçının ifade tarzı ve bahsedilen suç ortaklığı ilişkisiyle birleştiğinde, ortaya çıkan ve edebî eser adı verilen bir "nesne" kurgusal olarak var olmaya zorlanmıştır; böyle çok sayıda "nesne"nin müdahalesi de o anda tam tersine gerçekliği bozup yeniden düzenlemesiyle oluşur. Bunun neticesinde insanlar, sadece gölgeyle temasa girerken kendi bedensel ıstıraplarından uzaklaşabilir.
Sayfa 33 - Can·Kitabı okuyor
Edebiyat
Para kaybetme korkusunu alt etmek.
Bugüne kadar para kaybetmekten hoşlanan hiç kimse çıkmadı karşıma. Bunun yanı sıra, bunca yıldır zengin olup da para kaybetmemiş kimseyle karşılaşmadım. Öte yandan yatırım yapıp tek bir sent kaybetmemiş yoksul kimseyle de tanışmadım. Para kaybetme korkusu gerçek. Bu, herkeste vardır. Zenginlerde bile. Ama sorunun korkuyla ilgisi yok. Korkuyla nasıl başa çıktığınızla ilgili. Kaybetmenin üstesinden nasıl geldiğiniz önemli. İnsanın yaşamını değiştiren, başarısızlığı nasıl ele aldığınızdır. Zenginle yoksul arasındaki asıl fark, korkuyu ele alma biçimleridir. Evhamlı olmak doğal. Para söz konusu olduğunda korkak davranmak da. Yine de zengin olabilirsiniz. Hepimiz kimi konularda kahraman kesilirken, başka konularda korkağızdır. Bir arkadaşımın karısı acil serviste hemşire. Kan görünce hemen kolları sıvayıp onu durdurmaya koşar. Ne var ki, yatırımdan söz açılınca pıl pırtıyı toplayıp kaçar. Ben kan görünce koşmam. Düşer, bayılırım. Zengin baba para korkusunu çözmüştü. "Kimi vardır, yılandan korkar. Kimi para kaybetmekten. İkisi de korku," derdi. Para kaybetmekten duyulan korkuyu alt etmek için çözümü, şu kafiyeyi yinelemekti: "Riskten ve kaygıdan korkuyorsan, erken davran." Erken yaşta başlarsanız, zengin olmanız kolaylaşır. Burada ayrıntılara girmeyeceğim, ancak yirmi yaşında tasarrufa başlayan bir kimseyle otuz yaşında başlayan arasında büyük bir fark bulunmaktadır.
Zengin Baba Yoksul Baba
Zengin Baba Yoksul Baba
Robert T. Kiyosaki
Robert T. Kiyosaki
Finans