Ormanların dünyanın süsleri olduğunu, insanlığa güzelliği öğrettiğini ve içimizi yüce duygularla doldurduğunu söylüyor. Ormanlar sert iklimi yumuşatırlar ve iklimin yumuşak olduğu ülkelerde doğayla savaşa daha az güç harcanır; insanlarsa daha kibar ve narin olurlar. Bu tür ülkelerin vatandaşları daha güzel, daha uysal ve daha duyarlıdırlar; hareketleri ve konuşmaları daha zariftir. Felsefeleri neşelidir, sanat ve bilim gelişmiştir, kadınlara soylu bir zarafetle yaklaşırlar.
Ah, evet.. Kimseyi aydınlatmayan, parlak bir kişiliğim vardı.. Parlak bir kişiliğim vardı! Daha acı bir şaka yapamazdın. Kırk yedi yaşındayım. Geçen yıla kadar ben de sizin yaptığınız gibi gözlerimi gerçek yaşamdan kaçırmaya çalışıyor, kendimi sizin o bilgiçliklerinizle oyalıyordum. Ama şimdi, ah, bir bilseniz! Geceler boyu kederle ve öfkeyle uyumadan nasıl yattığımı, hayattan her istediğimi koparabilrcekken zamanımı nasıl boşa harcadığımı düşünerek ne kadar hüzünlendiğimi bir bilseniz... Ama artık çok yaşlıyım.
+Kocasına sadık mı?
-Evet, ne yazık ki öyle.
+Neden ne yazık ki?
- Çünkü bu sadakat baştan sona sahte, doğal değil. Kulağa harika geliyor ancak mantıklı yanı yok. Bir kadının katlanamadığı yaşlı kocasını aldatması ahlaksızlık sayılıyor da gençliğini göğsünde boğması, yüreğindeki heyecanı yok sayması normal kabul ediliyor.
+Böyle konuşman hoşuma gitmiyor, Vanya. Dinle, kocasını veya karısını aldatan herkes sadakatsizdir ve bunu yapan ülkesine de ihanet edebilir.