Hayatın kendi adalet sistemi ve dengesi var. Bunu en demokratik toplumlar bile böylesine kusursuz başaramazdı. İlahi adalet öyle ya da böyle buluyor seni. Tek yapman gereken şey ne olursa olsun olanı kabullenmek ve ne yaparsan aynısını yaşayacağını aklından hiç çıkarmamak.
Her şeyin bir zamanı var. Doğmanın bir zamanı var, ölmenin bir zamanı var. Gündüzün bir zamanı var, gecenin bir zamanı var. Ağlamanın olduğu kadar gülmenin de zamanı var. Bekle, senin sıran da gelecek.
Zaten bu dünya adaletsizdi ona göre. Güç kimin elindeyse onun etrafında dönüyordu dünya. Kimsenin demokrasiden ya da insan haklarından bahsetmesine gerek yoktu. Çünkü bu kavramlar insanın kendisinden farklı düşünen kişilere tahammülü olmasını gerektiriyordu ancak kimse bunu beceremiyordu ne yazık ki. En azından bu memlekette.