ey mü'minler! kıyamete inanmak, böyle sizinki gibi inanmak değildir. zira siz haram ve helal her ne bulursanız giyinir, donanır; haksız yere nimetler yiyip beslenirsiniz. işte bu inanmak mıdır ki siz inanmış olacaksınız.
şimdi, ey mü'minler! eğer kendinizi bildiyseniz, bu kapı ümit kapısıdır; sizlere rahmet eder. eğer kendinizi bilmedinizse, bu kapı ümitsizlik kapısıdır; sizlere kızgınlık ve öfke verir.
O, alemin Kutb'u der ki:
Kul, Çalap Tanrı'ya kırk makamda erişir, dost olur. o kırk makamın onu şeriat; onu tarikat; onu marifet; onu da hakikat içindedir.
iman bir hazinedir; Allah'ın lanetlediği iblis, bir hırsızdır. akıl hazinedardır. O halde hazinedar giderse, hırsız hazineyi ne eder?
bir söze göre de iman, koyun; akıl çoban ve iblis kurttur. çoban giderse kurt, koyunu ne yapar?
bir söze göre de iman süt; akıl bekçi, iblis ittir. üçü de bir evdedir. bekçi evden gidip de süt bekçisiz kalırsa, it sütü ne yapar?
şimdi, ey biçare miskin! iman senin içinde başıboştur.
şimdi, Çalap Tanrı'ya inanmak, buyruğunu tutmak, sakının dediğinden sakınmak, imandır. Tanrı Tebareke ve Ta'âlânın buyurduğunu tutmayıp sakın dediğinden sakınmamak Tanrıya inanmamaktır.
şimdi insan gerek ki suya; su, gerek ki abdeste; abdest, gerek ki namaza; namaz, gerek ki Çalap Tâ'âlâ'ya yarasın. nitekim Hak Subhanehu ve Ta'âlâ buyurur:
"değme dil beni anlamaya, değme ten bana ibadet etmeye, değme ibadet benim marifetimi bilmeye, yaramaz."
Bundan dolayı, azizim! iyi düşünmek gerekir ki kişide yaramaz fiil olmasın. kişi her zaman temiz olmalıdır. insanın arısız olmasını sebep içinde şeytan fiilinin olmasıdır.