İslamiyet ve İslami iman, ne takvim, saat, başlık, kıyafet, tatil günü, yazı vb. ile kaimdir, ne de onlar değişti diye elden gider. İslamiyet bu kadar basit, nesnelere ve görünüşe bağlı, biçimci, özsüz bir ilkel din değildir.
Tekkelerin, dergahların, zaviyelerin kapanması ve tarikatların yasaklannasının da, dinle doğrudan ilgisi yoktur, kapanmalarının da dini engelleyici hiçbir etkisi olmamıştır.
Peygamber zamanında, tekke, dergah, zaviye, tarikat, cemaat, şeyh, mürşit var mıydı? Bunlar ne zaman, nerde, nasıl ve neden ortaya çıktı? İbadetler, Kur'an'la belirlenmiş ve sünnetle açıklanmıştır. Allah'ın belirlediği ibadetlere, yeni ibadetler, ibadet biçim ve adetleri eklenebilir mi? Bu tavır, Allah'ın ve peygamberin eksik bıraktığını tamamlamaya kalkışmak, yani Allah'a noksanlık yüklemek ve ortak olmaya yeltenmek anlamına gelmez mi? Bilenler, doğruları anlatsa da, hep birden öğrenip aydınlansak.
Son olaylar, hepimizi, tarikatler, tekkeler, dergahlar, zaviyeler ile din sömürüsü, tüccarlığı ve aktörlüğü üzerinde, derin derin düşünmeye davet etmiyor mu?