Bazıları M.Kemal'e karşı. Olabilir. Herkes M.Kemal'den yana olacak değil ya.
Ama bir kısmı, yalnız Milli Mücadele ve sonraki dönemdeki bazı düşünce ve uygulamalarını eleştirmekle yetinmiyor, M.Kemal'i, annesinden başlayarak bütünüyle karalamaya, onunla ilgili her olayı, bu arada Milli Mücadele'yi de küçültmeye çabalıyorlar.
En çalışkanları, sağda Kadir Mısıroğlu, solda Yalçın Küçük.
Sayfa 85 - Bilgi Yayınevi, 12.Basım, Ekim 2020·Kitabı okudu
Vahidettin hakkında şu hükmü vermek, haksızlık olmaz sanıyorum: Kusurları meziyetlerini aşan bir insan, dönemin gerektirdiği niteliklere sahip olmayan, sıradan ve zayıf bir hükümdar.
Sayfa 83 - Bilgi Yayınevi, 12.Basım, Ekim 2020·Kitabı okudu
Son olarak da, dilini sadeleştirerek Vahidettin'i dinleyelim:
"Bu ayrılığım, özellikle dünya savaşından sonra, kendi yaptıklarının hesabını vermek durumunda bulunanlara karşı, yaptıklarımın hesabını vermekten korkmak kabilinden olmayıp, belki hiçbir kanuna uymayan insanlar elinde, savunma ve söz hakkından yasaklı bir halde, hayatımı göz göre göre tehlikeye teslim etmek gibi Allah buyruğunun ve sağduyunun kabul etmeyeceği bir şeyden kaçınmak ve hem de 'El-firaru mimma layütak min sünen-il mürselin (takat getirilemeyecek güçlüklerden kaçmak peygamberlerin sünnetlerindendir)' sözünü dikkate alarak, vekili olduğum şanlı Peygamberin Mekke'den Medine'ye göçmesi örneğine uymaktan ibarettir."
Sayfa 72 - Bilgi Yayınevi, 12.Basım, Ekim 2020·Kitabı okudu
Vahidettin'in Harington'a yolladığı yazının aslı şudur:
"İstanbul'da hayatımı tehlikede gördüğümden, İngiltere devlet-i fehimesine iltica (sığınır) ve bir an evvel İstanbul'dan mahall-i ahara naklimi (başka bir yere götürülmemi) talep ederim efendim. 16 Teşrin-i sani 1922."
İmza:
"Müslümanların Halifesi Mehmet Vahideddin"
Sayfa 65 - Bilgi Yayınevi, 12.Basım, Ekim 2020·Kitabı okudu
Ama K.Mısıroğlu düşünüyor. Bakın Vahidettin nasıl direnebilirmiş:
"İstanbul'da kalıp Ankara hükümetine karşı söz gelimi, İngilizlerin desteği ile filli mücadeleye girişebilirdi. Onun şahsı ve tahtından başka bir şey düşünmediğini söyleyip yazanlar, bunu olsun kabule mecbur değiller midir?" (S.Mücahitler, s.94)
Yani Halife-Sultan, tahtında kalmak için işgalci İngiliz kuvvetleri ile vatanı kurtarmış Türk ordusunu çarpıştıracak! Mısıroğlu, kaş yapayım derken, göz çıkarıyor. Diyelim ki Vahidettin'in gözü bunu isteyecek kadar karardı. Acaba İngilizler, Vahdettin için muzaffer Türklerle İstanbul içinde dövüşmeyi göze alırlar mıydı, alacak durumda mıydılar?
Sayfa 59 - Bilgi Yayınevi, 12.Basım, Ekim 2020·Kitabı okudu