Şimdi sırtını duvara vermiş oturuyor;çenesi kenetlenmiş,gözleri sabit. Hakikat nihayet dank etti kafasına;karısının kendisini arkadan bıçaklayan taş kalpli bir kaltak olduğunu düşünüyor.İnsan doğası böyle işte,en çok nefret ettiklerimiz en fazla sevdiklerimiz oluyor hep.
Babam başını eğdi.Oğlunun işlediği söylenen suçu hatırlatan her söz ağır geliyordu ona.Başını önüne eğip derin derin iç çekerek "Git kızım,git" dedi."Mutluluğuna engel olmak istemeyiz.Umarım yoluna bir vatan haini değil,şerefli bir insan çıkar. "
Bu beklenmedik darbe neredeyse babamın hayatına sebep olacaktı.Her zamanki soğukkanlılığını kaybeden ve o zamana kadar dertlerini içine atıp susmayı alışkanlık haline getiren babam,kederini açığa vurup acıyla yakınmaya başladı.