• Bir kitaba siftah atıp başlıyorsunuz ve daha ilk sayfalarda karşınıza çıkan cümle şu:
    "Asıl vahim ve acı olanı değeri bilinmemiş okuyucuların durumudur.Edebiyatçının eseri kalır,okuyucu ise ölür..." diye devam eden vurucu bir paragraf.Ne hissedersiniz? Ben kendimden geçtim ve yazarın benden geçer puan almasına yetti.Ilk kez Murat Uyurkulak okudum,eyvallah devamı gelecek dedim.
    Dokuz adet 'sağlam' öyküden oluşan bir kitap.
    'Tutkular Kitaplığı' öyküsü beni mest ederken,'Pembe' adlı öyküsü ağız dolusu kahkaha atmama,'Şarap' öyküsü ise bolca dalga geçmeme sebep oldu.Bir kitap beni değişik ruh hallerine sokup çıkarıp, resmen dalga geçiyorsa bu iticilik beni cezbediyor.
    Son sayfaya geldiğimde öykülerin farklı kalemler tarafından ortaklaşa yazıldığını öğrendim.Halet-i ruhiyem de hafif burukluk olsa da Har,Tol,Merhume adlı kitaplarının çok daha vurucu olduğunu okuyunca görmezden geldim.
    Emrah Serbes,Murat Menteş,Alper Canıgüz sevenler Murat Uyurkulak'ta sever diye düşünüyorum.
    Herkese keyifli okumalar
  • Ey Rabbim,

    "Sana hüznümü ve kırıklıgımı sikayet ediyorum."

    Sana insanları ve olayları sikayet etmiyorum. Aksine o olayların icindeki halimi sikayet ediyorum..

    Sana basıma gelenleri sikayet etmiyorum Rabbim; ama başıma gelenler karsısında kırılmalarımı, üzüntülerimi, yıkılıslarımı sikayet ediyorum..

    Sana, beni kıranlari degil, o kullarına karsı kırılan kalbimi sikayet ediyorum..

    Beni kızdıranları, öfkelendirenleri degil; o kullarına kızmamı ve öfkelenmemi sikayet ediyorum..

    Bana vefasızlık gösterenleri degil; onların vefasızlıgından dolayı yıkılısımı, alınganlıgımı ve sana dayanmıyor olusumu sikayet ediyorum..

    Insanların beni yanlıs anlamasını degil; yanlıs anlamaları karsısında, senin herseye sahit oldugunu unutarak, kalbimin burukluk ve hüzün icinde kalısını sikayet ediyorum..

    Sana sevgiliyi sikayet etmiyorum Rabbim; sevgiliye alınan, affetmeyen, kırgın ve kızgın kalbimi sikayet ediyorum. Sana, sevgilinin cefasını hos karsılamayısımı sikayet ediyorum..

    Askımı bozmaya calısan, asktan süphe eden aklımı sikayet ediyorum..

    Besledigim ümitleri yıkan insanları degil, senin rahmetinden ümit kesen nefsimi sana sikayet ediyorum..

    Aglayan gözlerimi, ürpermeyen kalbimi, kendi hatalarımı görmeyen nefsimi sikayet ediyorum..

    Sana hasta kalbimi sikayet ediyorum ve beni benden almanı ve kendinde kılmanı diliyorum..
  • Batan güneşin ışıklarının doğan güneşinkiyle tamamen aynı açılarda düşmesine rağmen her şeyin tümüyle farklı, değişik bir pembelikte görünmesi, her şey içinde azıcık burukluk bulunan sessizliğe gömülürken sabaha hepsinin bir kez daha gürültüye ve bolluğa kavuşacağı gerçeği tuhaf, değil mi?
    Yevgeni İvanoviç Zamyatin
    Sayfa 86 - Versus Yayınları
  • Çok güzel bir kitapdı ve kitabın bitmesi, içimde bir burukluk bıraktı. Şiirlerle başlayan aşkın böyle ayrılıkla son bulması, her aşkın mutlu sonla bitmediğini göstermesi bir nevi gerçek hayatı işaret ediyor. Canan Tan okumak isteyen arkadaşların kitabı eline aldığında gözlerine birazcık toz kaçabilir. İyi okumalar...
  • İnsan çıtır ekmeği ısırdığında, 
    Kırıklar dolar kucağına, 
    İşte orası umudun tarlasıdır.
  • Yakmak bir zevkti.

    Bu itfaiyeciler bildiklerinizden çok farklı, alevleri başlatmak yerine söndürmeleri gerekmiyor mu ?
    1950'lerde soğuk savaş yılları, evlerin yangına karşı dayanıklı olduğu bir dönemde itfaiyecilere evlerinde kitap bulunduran kişilerin tespit edilmesi ve kitaplarının yakarak imha edilmesi görevi verilir. Yakmak bir şölene ,gösteriye,şenliğe dönüşmektedir. Kitapları yakıyor olmak itfaiyecilere büyük bir zevk vermektedir. Bir gün yaşanılan bir olay üstüne itfaiyecilerden (montag) içindeki kitap sevgisini fark eder ve kitapları neden yaktıklarını sorgular... bu kitapların içinde ne olabilir ki? Montag parmaklarının kerosen değil kitap kokmasını istemektedir. Hikaye burada başlar.

    Kitaplardan bu kadar nefret edilmesinin sebebi hayatın tüm gerçekliğini gözler önüne sermesidir. Kitabın özü bilim kurgu olsa da vermek istediği tamamen gerçek hayattan bir kesit. Okumanın kime ne zararı olabilir ki, kitaplar bizi mağaralarımız-dan çıkarabilir, çılgınca hatalar yapmaktan alıkoyabilir.
    Bu bir uyarı kitabıdır. Aslında siz bu kitaptan ne alırsanız ona dönüşebilecek bir kitap. Sahip olduğumuz şeylerin değerli olduğunu ve değer verdiğimiz şeylerin bazen kıymetini bilmediğimizi hatırlatıyor bize. Bu kitap içimde " yanan bir kitabın ardında bir insan var " sözüyle beraber bir burukluk bıraktı. Şimdi baş ucumdaki kitaplığıma baktığımda ne kadar değerli olduklarını bir kere daha anladım.

    Sizlerde parmaklarınızın kitap kokmasından hoşlanıyor ve kitapsız bir hayatın düşüncesi bile nefessiz kalmanıza sebep oluyorsa bu kitabı okumalısınız.
  • TILSIMLIPRENSES;
    Konudan bahsetmek istersem. Külkedisi masalının, Tılsımlı Prenses’e dönüştürülmüş halini okuyoruz. Bir çok şey aynı ama farklı bir havayla anlatılıyor. Yine üvey anne ve kız kardeşler var, yine uzaklara giden bir baba, bir peri ama bu hikayede külkedisinde olmayan elfler, devler ile bir çok hayal ürünü karakter var. Bol sihirli, azıcık maceralı bir kitaptı.
    •••
    Canım Ella’ya; manyak bir Peri tarafından verilen, Peri’ye göre muhteşem bir hediye olan fakat lanet denilecek kadar kötü bir hediye olan tılsımla iğrenç bir hayat yaşamaya mahkum bırakıldığında içimde bir sinir bir burukluk baş gösterdi. Bazı yerlerde sinirlerim bozula bozula okuduğum bir kitaptı. Annesi öldüğünde biraz gözlerim dolmuş olabilir. Babasından, üvey annesinden, üvey kız kardeşlerinden nefret ettiğimi söylemek istiyorum. Zaten büyük üvey kardeşi bütün emirleri yerine getirdiğini fark edince elinden geldiğince kendi lehine kullandığı için ona daha da sinir kaptım. Peri vaftiz annesi çok şirin bir kadındı, sürekli yanında olan bir insandı. Böyle bol sinir olduğum bir kitaptı ama sonu istediğim gibi bitti. Ella’nın azmini, cesaretini sevdim. Güçlü bir kız olmak istiyordu ama lanet karşısında ancak 5-6 saniye durabiliyordu. Lanetten kurtulmak için ona bu hediyeyi(!) veren Peri’yi bulmak için bir maceraya atılıyor. Ella lanetten kurtulmak için atıldığı maceradan mutlu ayrılacak mı yoksa sonsuza dek insanlara kölelik mi yapacak? Sorularımız cevabı kitapta... Sevgilerimle