Büşra CENGİZ

"Bazı yolların daha kolay olacağını düşünmek işimize geliyor bence," dedi, bir şeyi ilk kez fark ederek. "Ama belki de kolay yol yoktur. Yalnızca yollar vardır. Her gün, her an yeni bir evrene giriyoruz. Boş yere hayatımızın farklı olmasını diliyor, kendimizi başkalarıyla ve kendimizin farklı versiyonlarıyla karşılaştırıp duruyoruz ama gerçekte çoğu hayat bir yere kadar iyi ve bir yere kadar kötü."
Sayfa 177·Kitabı okudu
Reklam
Her yaşam milyonlarca seçim ihtiva eder. Kimi büyük, kimi küçük. Fakat bir kararın yerine başka bir karar geçtiğinde, bütün sonuçlar da değişir. Dönüşü olmayan bir sapma gerçekleşir ve bu da başka sapmalara yol açar…
Sayfa 251·Kitabı okudu
Robin Dunbar diye bir adamın, insanların en fazla yüz elli kişiyi tanıyacak şekilde programlandığını keşfettiğini ve bunun avcı toplayıcı toplumların ortalama nüfusu olduğunu anlatmıştı.
“hayatımı önümde duran bir incir ağacı olarak gördüm. her dalın ucunda, bir mor incir gibi, harika bir gelecek parlıyordu. bir dalda harika bir eş ve mutlu bir evlilik vardı, diğerinde ünlü bir şair, bir başka dalda parlak bir akademisyen, öbüründe müthiş bir editör, daha ileride avrupa ve afrika’da seyahatler, başka bir yerde başarılı bir yazar, annelik, harika arkadaşlıklar… her incir bana göz kırpıyor ve beni çağırıyordu ama ben orada, ağacın altında, hangisini seçeceğimi bilemeden öylece oturuyordum. birini seçsem, diğer tüm incirlerden vazgeçmiş olacaktım. hepsini istiyordum ama karar veremedikçe incirler olgunlaştı, karardı, kurudu ve birer birer önüme düştüler.” Sylvia Plath
Bir ölü ile leş arasındaki fark, sadece zaman mıdır? Etrafa yaydığı koku mudur yoksa? İnsanla-rın bazılarına öldükten sonra yaptırılan mezarlar, yaşarken onlara layık görülen hayatlardan çok daha gösterişli. Diriler ile ölüler arasındaki fark, birinin kaçabilen, diğerininse kaçamayan av olmasıdır. Hepsi bu.
Reklam