Sokrates’in dediği gibi algılarımız, düşüncelerimiz ve bilgilerimiz bilim dallarıyla gelişip açık ve şeffaf hale gelmiş olsaydı, ne hatır gönlün ne de dalkavukluğun bir önemi kalırdı.
Hayatımızın belli bir anında, yaşamımızın denetimini elimizden kaçırırız ve bunun sonucu olarak hayatımızın denetimi yazgının eline geçer. Dünyanın en büyük yalanı budur.