Oyuncakçı dükkanının raflarında bir oyuncak beğenmekten farkı yoktur, sahilde çakıl taşı aramanın. Her ikisinde de düşler denizinin kıyısında gezinir insanın bakışları.
Anne her zaman yüzümü gülümseten bir kahraman oldu. Serinin ikinci kitabında da bu durum değişmedi. Hikayeler, kurgunun akılı ve özellikle romanın sonu beni çok mutlu etti. Üçüncü kitaba geçmek için sabırsızlanıyorum.
Gerçek hayatta kırık bir kalple yaşamak, kitaplardaki kadar korkunç bir şey değil. Çürük bir diş gibi. Günlerce canın yanıyor, uyuyamıyorsun ama aralarda hayattan keyif almaya devam ediyorsun. Hayaller, yankılar, şekerler sana sanki hayatta hiçbir derdim yokmuş gibi hissettiriyor.