1000Kitap Logosu
Resim
Sunay Akın

Sunay Akın

Yazar
Derleyen
BEĞEN
TAKİP ET
8.1
6,3bin Kişi
22,6bin
Okunma
2.003
Beğeni
37,1bin
Gösterim
Tam adı
Şükrü Sunay Akın
Unvan
Türk Şair, Yazar, Gazeteci, Araştırmacı, Tiyatro Oyuncusu
Doğum
Trabzon, Maçka, 12 Eylül 1962
Yaşamı
Şükrü Sunay Akın (d. 12 Eylül 1962), şair, yazar, gazeteci, araştırmacı, tiyatro oyuncusu. 12 Eylül 1962 tarihinde Trabzon'un Maçka ilçesinde doğdu (bu yüzden 18 yaşından beri doğum gününü kutlamamaktadır). Ailesi, onun daha iyi eğitim görebilmesi için, 10 yaşındayken İstanbul'a taşındı. Lise öğrenimini İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Fizik Coğrafya Bölümü'nden mezun oldu. İlk şiirini, Meteoroloji Müdürlüğü'nde çalışan bir memurun kızına yazar. Henüz 9 yaşındadır. Kızın isminin baş harflerinin dizelerini oluşturduğu şiiri, evlerinin terasında bulunan odunluk kapısının iç kısmına yazar. Kız, balkona geldiğinde odunluğun kapısını açar mahsusçuktan!. Ama şiir kızın gözüne hiçbir zaman takılmaz. Sunay Akın yıllar sonra (ki bir şairdir artık) çocukluğunun geçtiği Trabzon'a gittiğinde, sert geçen bir kışta, içindeki odunlarla birlikte kapının da sökülüp yakıldığını öğrenir. Şairin ilk şiiri "hava muhalefeti" nedeniyle kayıptır!.. 1984 yılında yayınlanan ilk şiiri de bir sobanın içinde kütürdeyen odunu anlatır! İlk şiir kitabı 1989'da "Makiler" adıyla yayınlanır. Arkadaşlarıyla birlikte 1989'da Yeni Yaprak şiir dergisini ardından, 1990 yılında da Olmaz adlı şiir dergisini çıkardı. Adını Cemal Süreyya'nın koyduğu bu kitabı "Antik Acılar, Kaza Süsü, 62 Tavşanı" izler. 1987 yılında Halil Kocagöz Şiir Ödülü'nü Noktalı Virgül adlı dosyasıyla aldı. 1990 yılında ise Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülü'nü Makiler şiiri ile kazandı. Anlık ilhamlara dayanan ve genellikle kısa olan şiirleri, Orhan Veli'nin şiirindeki bazı özelikleri günümüzde sürdüren bir yapıya sahiptir. Ayrıca, bu tür şiirlerde genellikle rastlanmayan, yumuşak, lirik bir tonu vardır. Şiirlerinde özellikle ince yergi ögelerini kullanmadaki rahatlığı ile dikkat çeker. Cemal Süreya'nın etkisinde sürdürdüğü şiirlerde, dil oyunlarına dayalı yoğun bir alaycılık ve şaşırtma; çocuklar ve hüzünle birlikte şairin ilgi ve duyarlılığını göstermektedir. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde ders verdi, Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde 5 yıl boyunca hem ders verdi hem ders aldı. Bu deneyimin de yardımıyla, tek kişilik oyunlar hazırlayıp oynamaya başladı. Türkiye'nin çok sayıda merkezinde ve yurtdışında (Frankfurt, Nürnberg, Londra) sayısız kez tek kişilik oyunlarını sergiledi. Halen Sunay Bey Tarihi adlı gösterisini sunmaya devam etmektedir. 23 Nisan 2005 tarihinde 11 yıldır dünyanın dört bir yanından topladığı oyuncaklarla, yıllardır hayalini kurduğu İstanbul Oyuncak Müzesi'ni Göztepe, İstanbul'da ailesine ait dört katlı tarihi bir konakta açtı. Müze, Türkiye'de türünün ilk ve tek örneği olup, Avrupa Konseyi'ne bağlı Avrupa Müze Forumu (European Museum Forum) tarafından verilmekte olan Avrupa Yılın Müzesi Ödülü'ne 2010 yılı için aday olmuştur. TRT 2 ve CNN Türk'te "Stüdyo İstanbul", "İzler", "Akşama Doğru", "5N1K" gibi kültür sanat programları ve belgeseller hazırlayan ve bunlara katkıda bulunan Sunay Akın, TV8'de de "Gezgin Korkuluk" ve "Mahya Işıkları" adlı programları hazırlayıp sundu. Yaşam Radyo, Radyo Kent ve Best FM'de radyo programları yaptı. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Müjdat Gezen Sanat Merkezinde öğretim görevlisi olarak ders verdi.[5] Atv'de Hıncal Uluç, Haşmet Babaoğlu ve Nebil Özgentürk ile birlikte "Yaşamdan Dakikalar"da yer aldı. Skyturk360'ta "Hayat Deyince" programını sunmuştur.
61 syf.
·
8/10 puan
Şiir ve Şiirde Üslup
Şiir evvela bir üslup meselesidir. Yani diğer şairlerin -ama iyi ama kötü- birer kopyası, taklitçisi olmamak, onlardan beslenip kendi dilini oluşturmak meselesidir şiir. Yoksa her şair, geçmiş şairlerin izlediği yoldan devam etseydi, yenilikler örselenip aynı minvalde ilerlenseydi, nasıl olurdu şiirin hali? İşte Sunay Akın'ı bu noktada tebrik etmek gerekir. Kime öykünmüştür, kime benzer onun şiirleri? "Kendine" demekten başka bir yanıt bulamıyorum. Sunay Akın; kendine has, kendine özgü şiirler yazmış ve yeni buluşlarla şiirimizde yer edinmiştir. Nedir bu buluşlar? Gündelik hayatta sıkça karşımıza çıkan ancak önemsiz gibi gördüğümüz bazı nesneler, eşyalar ya da olaylar Sunay Akın şiirlerinde akla gelemeyecek bir çarpıcılıkta ve bizi hayrete düşürtecek kuvvettedir. Örneğin, savaşta ölmüş bir askerin kafatasıyla oynayan çocuklar üzerinden, siyasetçilere rütbelilere, üst akıllara yaptığı şu eleştirel şiir: Yurdundan çok uzaklarda Ölen bir askerin Kafatası Kendisini bulan Çocukların ellerinde Hiç bilmediği oyunlara Alet oluyor İkinci defa! Ya da şu şiir: Nasıl da çok istemiştim Savaşa gitmeden Sevgilimle evlenmeyi Ama nereden bilebilirdim Ki silahın Demirine çarpıp Saklandığım yeri belli edeceğini Parmağımdaki yüzüğün... Bu kısacık kitapta birçok böyle örnekler bulunabilir. Demem o ki Sunay Akın; basit, duru bir Türkçeyle yazdığı, kısa ama etkili şiirlerle okunmayı kesinlikle hak eden şairlerimizdendir.
Antik Acılar
7.2/10 · 2.270 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
192 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Bugün canım Sunay Akın'ın son kitabı Şiirli Yastık hakkında yazacağım. Her kitabını keyifle okuduğum, her öyküsünden yeni bir şeyler öğrendiğim Akın yine benim yüzümde tebessümlere neden oldu. "Şiirli Yastık olur mu demeyin!" ile başlayan arka kapak yazısı sonrası beni Mustafa Kemal Atatürk ve bir anı ile karşıladı bu harika kitap. Atam'ın Sivas Kongresi'nde Sivas Sultanisi'nde kaldığı odadaki ipek bir örtüde iki dize vardır. Ve bu dizeler Atam'ı çok etkiler. Dize şöyle başlar: "Dünyanın makamıyla gururlanıp incitme insanı..." Bu uyarı herkes içindir diye düşünür Mustafa Kemal de. Herkesin ders alacağı, düşüreceği şeylerden sadece biridir bu da. Her öyküde adı geçen kişiyi tahmin etmek istedim. Öykünün sonuna gelince yok artık dediklerim de oldu bildiklerim de. Halide Edip'i, Reşit Galip'i, Köy Enstitülerini okudum. Mavi Gözlü Dev Nâzım çıktı karşıma ansızın ve annesi Celile Hanım'ın ressamlığı ile bir kez daha gururlandım. Deniz'i görünce sanki tanıdık birine rastladım, Orhan Veli'yi sanki Sunay Akın'ın sesinden dinledim. Hele öyle bir öykü okudum ki ben, Çıraklık Eğitim Genel Müdürlüğü'nde çalışan Hulusi Samim Kesim'in kızı Feray'a söylediği o sözleri asla unutamayacağım. Devletin malını kendi şahsi işlerine kullanmayan onurlu insanları unutmadı canım Sunay Akın. Mustafa Dişli adında bir kahramanı  ekledim yeni öğrendiklerim arasına, Halet Çambel'i, Trabzonspor'u ve daha fazlasını da. Her seferinde anlattıkları ile beni büyüleyen Akın daha çok yazsın ve daha çok okuyayım istedim. Sesinden okudum sanki, her öyküsünü heyecanla jest ve mimiklerle bana anlattığını düşündüm. Bu güzel yolculuğa sizleri de davet ediyorum. Seven sevdiğine Şiirli Yastık hediye etsin istiyorum!
Şiirli Yastık
8.7/10 · 408 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.