Geyikli Park

8,5/10  (88 Oy) · 
269 okunma  · 
77 beğeni  · 
2.207 gösterim
Falih Rıfkı Atay'ın Ateş ve Güneş adlı kitabında, bir subayın kendisine yönelttiği şu eleştiriyle Çanakkale direnişine hak ettiği değeri vermeyişimizin çok eskilere dayandığını görebiliriz:
"Siz gençler ne tembelsiniz? Hiçbir şey yazmıyorsunuz. Çanakkale'ye bir torpido şair ve ressam gitti. Daha bir kitap bile görmedik."

Oysa Çanakkale'yi ziyaret ederek, izlenimlerini aktarmaları istenen sanatçı heyeti, 11 Temmuz 1915'te Sirkeci'den trenle yola koyulur. Davete, aralarında İbrahim Çallı, Enis Behiç, Hamdullah Suphi, Ömer Seyfettin, İbrahim Alaattin, Nazmi Ziya ve Mehmet Emin'in de olduğu on yedi kişi katılır. "Heyet-i Edebiye" olarak anılan grup, bir İngiliz zırhlısı tarafından tahrip edilen Namık Kemal'in Bolayır'daki mezarını da ziyaret etmeyi unutmaz.

Davete katılamayanlar arasında öyle güçlü bir kalem vardır ki, eğer heyette o olsaydı Çanakkale Savaşı hakkında elimizde harika bir eser olabilirdi. Ancak gidemez, çok önemli bir mazereti vardır, ölüm döşeğindedir. Tevfik Fikret, başucunda duran Çanakkale'deki savaş alanlarına ziyareti içeren davetiyeye bakarak verir son nefesini…

Ve Sunay Akın, Çanakkale'den bindiği gemisiyle, dünyanın gizli kalmış pek çok kıyısına uğrayarak sürdürür yolculuğunu. Hiç anlatılmamış öyküler fısıldar kulağımıza, Geyikli Park subaya geç kalmış bir özürdür adeta. 
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2013
  • Sayfa Sayısı:
    254
  • ISBN:
    9786053609957
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Uğur 
 23 Şub 10:55 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Sunay Akın’ın keyifli bir kitabını okumaktan ziyade sanki karşı karşıya oturuyormuşuz da Sunay Akın’ın o bildiğimiz keyifli sohbetlerinden birini dinliyormuşum gibiydi. Kitabın başında Sunay Akın bizi Çanakkale’den yolculuğa çıkarıyor, Çanakkale Savaşı’nın hiç bilmediğimiz (neden, nasıl hatta niye bilmiyoruz diye de düşündürüyor) arkada kalmış anekdotları ile anlatmaya başlıyor ve Gezi Parkı’na kadar getiriyor oradan da Japonya’ya, Japonya’da Atatürk’ün yapımına destek olduğu camiye kadar götürüyor bizi. Tarihte bildiğimiz büyük ve önemli olayların içindeki, arkasındaki bilmediğimiz, kimine göre küçük olan ama aslında büyük olan olayları anlatması, anlattığı olayların da bölüm içinde birbirinden alakasız olan bir başka olayı içindeki objeler ile, olgular ile Sunay Akın’ın birbirine bağlaması ve finallerindeki son cümleleri ise şaşırtıcı derecede güzeldi. O kadar güzel ve iyiydi ki, kimisi şaşkınlık, kimisi hüzün, kimisi de güldürüyordu ama şöyle bir gerçek vardı ki her bir sayfasında Sunay Akın bir şeyler öğretti.

Kimler veya neler yok ki bölümlerin içinde, Rıfat Ilgaz’dan Sabahattin Ali’ye, Nazım Hikmet’ten Atatürk’e, The Yellow Kid’ten Ramazan Ayı mahyalarına, Tolstoy’dan Zeki Üngör’e, Mimar Sinan’dan Cervantes’e, Çanakkale’den ise Gezi Parkı’na. Kitabın en güzel kısmı da benzer iki farklı olayı aslında yukarıda da dediğim gibi birbirinden alakasız iki olayı, zaman ve mekan farkı uç noktalarda olmasına rağmen içindeki herhangi bir obje ya da olgu ile Sunay Akın’ın onları birbirine bağlaması ve sonunda da kendi yorumunu katması hatta bu benzerlikler üzerinden ürettiği senaryolara inanmamak elde değil, ürettiği senaryolarda ise az da olsa o kişileri sanki yaşanmış bir olay gibi konuşturması kitabın kalitesini, Sunay Akın’ın zekasına hayran bıraktırdı. Mesela bir bölümde bir kişiyi okuyoruz ve bu kişiyi hiç tanımıyoruz hiç de duymadık ama o kişi aslında ya bizim çok bildiğimiz bir kişi olduğunu sonradan öğreniyoruz ya da çok bildiğimiz bir kişinin babası filan olduğunu öğreniyoruz, işte bu bölümlerde Sunay Akın fazlası ile okurunu şaşırtabiliyor.

Gördüğümüz eskimiş hatta biraz da kırılmış, hırpalanmış yıpranmış bir oyuncağın daha doğrusu çoğu nesnenin hikâyesi biz insanların ilgisini çeker ve bunları da Sunay Akın’dan okumak benim için ilkti, bu hikâyeleri ve diğer anekdotları Sunay Akın bizlere tarihten notlarla anlatıyor ama bazı incelemelerde bu kısımlar için herhangi bir kaynak verilmediği belirtilmiş ama aksine kaynak verilmesi gereken her kısımda Sunay Akın zaten paragraf içinde kaynaklarını belirtiyor yani kaynak olması gerekip de kaynaksız hiçbir şey yok, sanırsam arkadaşlar dipnot şeklinde kaynak göremediği için paragraf içindeki bu kaynakları okurken gözlerinden kaçırmışlar, zaten böyle bir eksikliği hiç yapmayacak kişilerin en başındadır Sunay Akın. Kitap içinde tabii ki de Oyuncak Müzesi gibi bir ilke Sunay Akın kendi görüşlerini yaşadıklarını da belirtiyor ve Oyuncak Müzesi gibi bir ilkin ülkemizde olması ve bu ilkimizin de zorluklar yaşaması şüphesiz yine bizim ülkemizin bir başka ilkidir.

Kitap içindeki birkaç tane olan baba-oğul kısımlarında nedense aklıma hep “Bir Küçücük Aslancık Varmış” şarkısını getirdi, bu şarkıyı küçüklüğümden beri her dinlediğimde hüzünlenir, Aslan Kral animasyon filminin de etkisinden olacak ki içimde buruk bir hava bırakır,

https://www.youtube.com/watch?v=tom1umgiL50

Banksy 
25 May 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · 9/10 puan

Her ne kadar sınav haftama denk gelse de sonunda bitirebildim. Geçmişte yaşanılan önemli olayların arkasındaki kişileri anlatan bu kitap , akıcı bir dille de keyif vermeyi başarmıştır.Dönemin ünlü şairlerinin neler yaptıklarını , isimlerini nasıl aldıklarını , yaşadıkları olayların onların hayatını etkilediklerini de anlatarak ilgi çekmeyi sağlamıştır. İstanbul'dan bahsederek de farklı olan üslubunu sergilemiştir yazar. Kitap bir parça halinde olmayıp kısa kısa parçalardan oluşturulmuş ve anlatılan her parça , bir insanın genel kültürünü geliştirecek niteliktedir.Bence tarihte kalmış bilinmeyen nice kahramanları bilmeliyiz bu olanağı sağlayan da bu kitaptır.İyi okumalar

insan_okur 
 27 Mar 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · 8/10 puan

İlk defa Sunay Akın okudum. Kalemi ve dili belli ki zamanında programlarını da izlediğim için güzeldi. Bilmediğimiz küçük anekdotlar, unutulan bilgiler, bildiğiniz ama yanlış olan bilgiler bu romanda dile getirilmiş. Bazı şeyleri ilk kez öğrenince şaşırmamak elde değil. Bu yüzden de beni araştırmaya itti. Bir bakıma tarihi yeniden araştırtıyor. Öğrenmek süper bir duygu elbette ki. Ama nereden alıntı yaptığına dair hiçbir bilgi yok. İçeriğinde birçok konu var; Sabahattin Ali’den Mimar Sinan’a; Çanakkale Savaş’ından Taksim Meydanı’na… Bilinmeyen minik minik öykü tadında bilgiler.
Zevkle okunan tarihimizi bize minik hikâyelerle anlatan bir kitap yararlı ve okunulabilir bir eser. Bilmediğim birçok şeyi öğrendim. Sizlere de tavsiye ederim.

İyi okumalar…

Aykut 
24 Tem 05:33 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Sunay Akın'ı sevmemin en büyük nedenlerinden biri topun,tüfeğin,silahın tarihini değil de insanın tarihini anlatmasıdır.Daha öncede kitaplarını okumuş,gösterilerini izlemiş olduğum için kalemine,tarzına alışkınım.Bu yüzden okurken hiç sıkılmadım.Bir çok tarihi eserin,yazarın,bilim insanının hikayesini öğreneceğiniz aydınlatıcı bir kitap.
Sunay Akın'ın bir sözü vardır.
''Onlarca 18 Mart Çanakkale Zaferi etkinliği tek söylenilen; Meçhul asker,süpür halının altına.Oysa hiç biri meçhul asker değil hepsinin bir adı,bir hikayesi var.Meçhule giden hep biz olduk bilgisizliğimizden.''
İşte bu kitap o adları,hikayeleri öğrenmenize sebep olacak ciddi bir bilgi kaynağı.

Funda Temel 
 17 Nis 09:36 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Nusret mayın gemisini biliyoruz da yanı başında duran diğer kahraman uçağımızı ve pilotumuzu neden tanımıyoruz? Mimar Sinan, Mihrimah Sultan'a gerçekten aşık mıydı? Şarlo'nun bazı filmlerinde oynayan sevimli çocuk aslında kimdir?
Tatlı tatlı anlatıyor Sunay Akın karşınızda oturuyormuş gibi.. Aslında her zamanki gibi.

kübra 
28 Mar 00:38 · Kitabı okudu · 9 günde · 9/10 puan

Okurken keyif aldığım, bilgilendiğim, şaşırdığım bir kitaptı. Sunay Akın okuyucuyu nasıl kitaba bağlayacağını iyi biliyor. Çok güzel bir dille yazılmış, sanki karşıma geçip bana heyecanla anlatıyor gibiydi. Kitabı bitirip kapağını kapattığımda, bana çok şey kattığını anladım ve kendimi dolu hissettim.

Tekin Yeltik 
21 Eyl 13:29 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

İçerisinde kısa hikayelerin yer aldığı, Sunay Akın'ın eşsiz anlatımıyla size, hadiseleri yaşıyormuş gibi hissettirdiği harika bir kitap. Sonlarına doğru günlük siyasete daha az değinmiş olmasını dilerdim

Damla Yıldız 
30 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Çoğu bölümlerini şaşırarak okuduğum bir kitaptı.Sunay Akın hiç bilmediğimiz,unutulan gerçekleri gün yüzüne çıkarmış.Okumanızı tavsiye ederim.

Yasin Bektaş 
16 Nis 11:14 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitabın içerisinde günümüzdeki dikkatimizi çekmeyen yada eksik bildiğimiz ülkemizin geçmişi ile ilgili muhteşem detaylara yer verilmiş. Sunay Akın o etkileyici üslubuyla adeta kelimelere ses vermiş. Çanakkale Savaşı gerçeklerinden, Tokyo Camisine ve Gezi Parkındaki gerekçelere kadar birçok konu ele alınalarak süzgeçten geçilerek yazılmış.

Deniz ATAÇ 
25 Oca 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bazı kitaplar vardır, anlatılmaz, sadece okunur. Okuyun ve 1900'lere yolculuk yapın, bu vatan için ödenen bedelleri bir de Sunay Akın'dan öğrenin.

3 /

Kitaptan 77 Alıntı

Sadettin TANIK 
19 Kas 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Müzecilik konusunda sağlıklı adımlar atmamış bir ülke, Alzheimer hastalığına yakalanmış bir insan gibidir.

Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 168 - Türkiye İş Bankası - 2016)Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 168 - Türkiye İş Bankası - 2016)
Sadettin TANIK 
19 Kas 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Bizim ülkemizde devleti soyanların, dolandıranların heykellerini kapının önüne dikmeye kalksak, içeri girmeye yer kalmayacağı konusunda hemfikir olduğumuzu düşünüyorum!

Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 19 - Türkiye İş Bankası - 2016)Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 19 - Türkiye İş Bankası - 2016)
insan_okur 
06 Mar 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Bir ülkenin meydanlarında, sokaklarındaki hayatı öğrenmek için, o ülkenin çocuklarının oyunlarına bakmak yeterlidir. Cinsel ayrımcılık üzerine kurulu ülkemiz oyunlarında kız çocuklar bebek sallarken, erkek çocuklar oyuncak tabancalarıyla ateş etmekte yada arabalarını birbirine çarpıştırmaktadır.

Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 199 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 199 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Deniz ATAÇ 
18 May 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bir ülkenin geleceği politikacılarının vaatlerinde değil, çocuklarının oyunlarında, hayallerindedir.

Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 123)Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 123)
Banksy 
01 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Ali kim mi?
Soyadı kanunu çıktığında adı olan Ali'yi soyadı olarak almak istemiş ancak nüfus memuru bunu kabul etmemiş.O da ''i'' harfinin şapkasını çıkartarak Alı olarak soyadını yazdırır.Şimdi tanıdınız mı?Evet savaşı bir çocuk gözüyle bize anlatan ve savaş sonrasında Çanakkale direnişçisi babasıyla birlikte işportacılık yapan ünlü yazarımız Ali Alı'dan başkası değildir..
Ama siz onu '' Sabahattin Ali'' olarak tanırsınız.

Geyikli Park, Sunay AkınGeyikli Park, Sunay Akın
Uğur 
24 Şub 15:05 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Star Wars
Star Wars filminde Darth Wader karakterinin samuraylardan etkilenerek yaratıldığını ve "Naboo" adlı su gezegeninin en göze çarpan yapısının da Sultanahmet Camii'nden ilham alınarak yapıldığını söylerek, izlenme rekorları kıran bu filmdeki Türk ve Japon kültürünün izlerini de yeri gelmişken vurgulamış olalım!..

Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 237 - İş Bankası Kültür Yayınları)Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 237 - İş Bankası Kültür Yayınları)
insan_okur 
07 Mar 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Bir toplumda çocuğun dünyası önemsenmiyor, aşağılanıyor ve küçümseniyorsa, orada demokrasi değerlerini yaşatmanın olanağı yoktur.

Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 230 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 230 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Uğur 
22 Şub 08:12 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Galatasaray
Galata Kulesi'ne yangının İstanbul'da, yani sur içinde olduğunu haber vermek için iki bayrak çekilirdi. Bunlar sarı ve kırmızı renkliydiler.

Galatasaray'ın renklerinin, bir kumaşçı dükkânında üst üstte tesadüfen gelen iki kumaş topundan ya da Gülbaba'nın bahçesindeki güllerden doğduğu öykülerini biliriz. Başka söylemler de vardır bu konuda.

Biz de ilk olarak, Galata Kulesi'ne asılan iki renkli bayrağın sarı ve kırmızıdan oluşmasıyla, bu semtte kurulacak Galatasaray'ın aynı renkleri kullanması arasında bir bağ olabileceği düşüncesini, daha Galatasaray ortada yokken bile, Galata Kulesi'nde sarı ve kırmızı renklerin yan yana dalgalandığını söylerey rüzgâra bırakalım.

Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 186 - İş Bankası Kültür Yayınları)Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 186 - İş Bankası Kültür Yayınları)
Uğur 
 22 Şub 18:19 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Bir ülkenin meydanlarındaki, sokaklarındaki hayatı öğrenmek için, o ülkenin çocuklarının oyunlarına bakmak yeterlidir. Cinsel ayrımcılık üzerine kurulu ülkemiz oyunlarında kız çocuklar bebek sallarken, erkek çocuklar oyuncak tabancalarla ateş etmekte ya da arabalarını birbiriyle çarpıştırmaktadırlar. Gazete sayfalarının kadın cinayetleri, terör ve trafik kazaları haberleriyle dolu olmasına rastlantı diyebilir miyiz?

Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 199)Geyikli Park, Sunay Akın (Sayfa 199)

Kitapla ilgili 1 Haber

"Berlin’de hakimler var...!"
"Berlin’de hakimler var...!" Günümüzde Hukuk Fakültelerinde ders olarak anlatılan; Sunay Akın'ın yorumuyla, "Berlin’de hakimler var!" hikayesi...