Buse

Buse
@busebdak
Kitaplar, ruhumun yavaşça nefes aldığı yerler…
Geçmiş tuhaftı. İnsanı hem hayata bağlayan hem her an kopup gitmeye hazır, en zaaflı, en zor, en zayıf parçaydı.
Sayfa 186·Kitabı okudu
Reklam
Anneannem acılarını revize etmişti, geçmişini kızına bile yenileyerek aktarmıştı. Çünkü aile geçmişi böyle yazılırdı.
Sayfa 186·Kitabı okudu
İnsan suyu bilmeyen balık gibiydi, bilmesi için sudan çıkması gerekiyordu. Hayat mecbur bırakmadıkça insan hayatı boyunca hayatını sorgulamıyordu, sorgulamak için bir sebep gerekiyordu. Hayat pek çok kişiye bu sebebi veriyordu aslında; tesadüf sandığımız olaylar hayatın GÖR deme biçimiydi. Ama çoğunluk görmezden gelmeyi tercih ediyordu, hayatın akıntısının içinde kaybolup gidiyordu ya da büyük bir kayaya çarpıp parçalanıyordu.
Sayfa 158·Kitabı okudu
Hastalıklar nedeniyle küçülmüştü, kapı gibi olan eski anneannem kalmamıştı, bir tek boncuk gözleri bütün gücüyle parlıyordu. Yüzü süt gibi beyazdı, tek tük kalan kirpiklerinde su damlacıkları vardı. Annemin yaşaran gözlerini gizleyerek anneannemi başından öpmesi “tabii yaparım anneciğim, sen iste yeter ki..” demesi beni de ağlatmıştı. Çok üzülmüştüm, ikisine olan sevgim bin kat artmıştı. Anneannem hatıramda hep o haliyle kalsın istemiştim.
Sayfa 157·Kitabı okudu
İnsan, öleceğini bilen tek canlı olduğu gibi, yalnızlığının bilincinde olan tek varlıktı ve ömrü tıpkı ölümü inkâr etmeye çalışmak gibi yalnızlığını inkar etmeye çalışmakta geçiyordu.
Sayfa 152·Kitabı okudu