Buse Kanık

Buse Kanık
@buseekanik
İnsanı intihara sürükleyen kendine yönelik zalimliği ve çaresizliği, damardaki bir pıhtı veya iflas eden bir kalp kası kadar risklidir; fazla ilerlediği takdirde, doktorların ölümü engellemesi umut edilemez. Kalp cerrahlarının girdikleri her kalp ameliyatında hastayı kurtaramamaları anlaşılır bir durumdur; aynı şekilde psikiyatristler de intihara karar veren herkesin hayatını kurtaramaz.
Sayfa 153
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Evinizde hiç tatmamışsanız aidiyet duygusu çok değerli gelir, bir çeteye sadakat göstermeniz ve suç faaliyetlerine katılmanız yönündeki istismarcı baskı ise bazen ödenecek küçük bir bedel olur. Sorun, insanın hala bağımsız bir benlik duygusu geliştirdiği bu genç yaşlarda, kendi kimliği ile grubun kimliği arasındaki sınırların netliğini yitirebilmesidir. Kendi benliğinizin nerede bittiğini, onlarınkinin nerede başladığını kestirmeniz de zorlaşabilir.
Sayfa 150
Othello savunması hemen her zaman erkekler tarafından yapılır ama zaten öldürenlerin çoğu da erkektir. Birleşik Krallık'ın toplam cezaevi nüfusunun küçük bir kısmını (yaklaşık yüzde beşini ama bu sayı artıştadır) oluşturan kadınlar, çoğunlukla şiddet içermeyen suçlardan dolayı kısa süreli hapis cezaları almaktadır. Birleşik Krallık'taki tüm cinayetlerin yalnızca yüzde beşi kadınlar tarafından işlenir. BM ve diğer küresel çalışmaların devamlı gösterdiği üzere, dünya çapında da benzer rakamlar söz konusudur. Cinsiyetler arasındaki bu büyük farklılığın nedeni konusunda görüş birliği yoktur ama muhtemelen birden çok faktör söz konusudur. Erkekteki Y kromozomunun şiddet riskini artırması mümkündür ama bu, Y kromozomu taşıyan insanların çoğunluğunun neden hiç şiddete başvurmadığını açıklamaz. Bazı kuramcılar, erkeklik rolüyle ilgili beklentilerin, şiddete başvurma eşiğinin "gerçek erkekler için normal" sayılacak kadar düşmesi anlamına geldiğini iddia etmektedir (ki bu bence daha akla yatkındır). Kadınlar için de benzer bir sav öne sürülmüştür: Kadının öldürmesi için daha fazla şey gerekir çünkü kadının öldürmesi, dişi stereotipleri ve toplumsal ölçütler anlamında bir şekilde doğaya aykırıdır. Ayrıca kültürümüzdeki annelik ve bakım sunma işlevinin kadını şiddetten koruyor olabileceği çünkü söz konusu işlevlerin kadını prososyal kıldığı da öne sürülmektedir; prososyal terimi ise insanlara yararlı olarak görülen paylaşma, işbirliğinde bulunma ve başkalarını rahatlatma gibi davranışları niteler. Kadınlar cinayet işlediğinde öldürme gerekçesini ruh hastalığına bağlamak, kadının şiddet kapasitesi konusunda çelişkili düşünceler taşıyan ve erkek şiddetinin aksine, kadınınkini hem kınamak hem de bağışlamak isteyen bir toplumda belki de en kolay tepkidir.
Sayfa 99
İhtisasım sırasında bir grup adli psikiyatristle benzer bir vakayı tartıştığımı hatırlıyordum; psikiyatristlerin hepsi erkekti çünkü o zamanlar durum genelde böyleydi. İçlerinden biri, erkek hastamızın durumunu açıklamak için "Othello sendromu” veya "hastalıklı kıskançlık”tan söz etti. Shakespeare Othello'da iyi bir adamın "yeşil gözlü bir canavara", yani ölümcül şiddete yol açan etkili ve olağanüstü bir güç olarak kıskançlığa yenik düşmesini anlatır. Hastamızın eşine uyguladığı ölümcül şiddettin kıskançlıkla açıklanabileceği konusunda ikna olmadığımı söyledim, sonuçta kendisini bu şekilde ifade etmeyen pek çok kıskanç erkek vardır. Fakat aralarındaki en kıdemlilerden biri, beni şaşkınlığa uğratacak bir hırçınlıkla yanıt verdi: "Bir erkeğin kıskançlığını ancak bir kadın reddeder."
Sayfa 98
Kurbanlar hep korku ve utanç içinde yaşarken faillerin öfkeli ve hissiz olması, şiddet hakkındaki efsanelerden biridir. Deneyimlerime göre, işlediği suç yüzünden travma yaşayan ve utanç duyan pek çok fail, haklı öfkeleriyle ve intikam istekleriyle başa çıkmak için büyük çaba harcayan pek çok kurban var. Kurbanlar da failler de psikolojik acıları için yardıma ihtiyaç duyar. Amerikalı filozof/rahip Richard Rohr'un pek güzel ifade ettiği gibi: "Acımızı dönüştürmezsek başkalarına aktarmamız kaçınılmazdır."
Sayfa 55