Ne diyebilirim ki? Nereden başlamalıyım? Bayıldım, bayıldım, bayıldım!
Bir kitaba kapılıp gitmeyeli uzun zaman olmuştu… Kendimi hatırladım resmen. Öncelikle, yazarın dili o kadar iyi ki, kitap aktı gitti resmen. Bence bir kitap için konudan da ileri olan şey bu.
Karakterlere gelecek olursak, hepsini ayrı ayrı sevdim. Xaden tabiki kitaplara özgü, o hep sevdiğimiz erkek karakterlerden. Okurken insanın içi akıyor.
Fakat Violet? Okuduğum kitaplardaki kadın karakterleri gözden geçiriyorum da, sanırım bu zamana kadar sevdiğim 2. Kadın karakter oldu.
Zayıflığı o kadar göz önündeki herhangi bir mükemmellik algısı yaratılmaya çalışılmamış (kitap ilerleyip karakter gelişim gösterdiğinde bile o kitaplara özgü olan mükemmelliğin hızla yüklenmemesi doğal hissettiriyor) ve kendisiyle barışık olması da kitabı sürükledi gitti.
Tairn’le konuşmaları hep çok komik.
Andarna’yı sevip sarmayı çok istedim okurken. :)
Peki, Liam’a ve bize bunu neden yaptın yazar?
Ayrıca bir sey daha eklemek istiyorum, Xaden yani baş karakterimiz o kadar gizemli ki, kızı sevdiğini bi noktadan sonra gerçekten hissettim ama o yol onun içerisinde nasıl katedildi merak ediyorum çünkü kendisi Violet’ten nefret ediyordu. İlk kitabın sonuna kadar hep “ahha simdi bir sey çıkacak ve kızın duygularıyla oynadığı anlaşılacak” diye diye geldim
Son olarak, spoiler vermek istemiyorum ama kitabın son cümlelerini okurken mutluluk, heyecan ve coşkuyu birlikte yaşadım.
Eee ne diyeyim o zaman? Bende kapanışı öyle yapayım:
“Devrime hoşgeldiniz arkadaşlar!”