Büşra

Büşra
@busra_quler
Okudukça düşünür... yavaşlar... dalar... Çok düşündüğünü farkeder, hızlanmaya başlar. Sonra tekrar başka bir dünyaya kayar. Velhasıl kelam hızlı başlar, yavaş bitirir.

Büşra

, bir kitap okudu
7/10
·166 syf.·
24 günde okudu
·
2025 21. kitabı
Yusuf el-Karadavi
9.1/10 · 2.797 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İsrail önemsediği şu üç şeyden dolayı Filistinlilerle barış anlaşmasını imzalamada acele etmiştir: 1. Filistin'deki, hatta Arap ve İslâm ülkelerindeki İslâmi uyanışı kırmaktır. Onlar bu niyetlerini, 'İslâm fundamentaliz-minin tehlikeli boyutlara ulaşmasından duydukları endişeyi dile getirirken açığa vurmuşlardır. 180 Perez, Hindistan ziya-reti sırasında şöyle dedi: "Camu ve Keşmir'deki aşırı İslâm fundamentalizmine karşı sizinle işbirliği yapmak istiyoruz." Reuters Haber Ajansı, anlaşmadan hemen sonra bir İsrailli yetkilinin şu demecine yer vermiştir: "Şayet biz gevşek davranıp bu anlaşmayı imzalamasaydık üç ya da dört sene sonra uzun menzilli füzelere belki de atom bombasına sahip İslâmî bir güçle karşı karşıya kalacaktık." İsrail, Ortadoğu'da füzelere ve nükleer tesislere sahip tek güç olmak istiyor. 2. İsrail, uzmanları ve hatta kadınlarıyla, Arap ve İslâm ülkelerini istila edip malları ve ürünleri için buraları açık pazara dönüştürme peşindedir. Perez'in dediği gibi "İsrail güç ve servet peşindedir. Boykot ve psikolojik engeller ortadan kalkarsa İsrail'in önünde tüm yollar açılacak ve İsrail her alanda kazançlı olacaktır." 3. İsrail, bu anlaşmadan sonra, Filistinlilerin anlaşmadan yana olanlar ve olmayanlar şeklinde iki kutba ayrılıp birbirine düşeceklerini, aralarında diyalog aracı olarak kalem yerine silah dilinin yerleşeceğini ümit etmektedir. Sonunda Filistinliler birbirlerini öldürecek, İsrail ise bunu büyük bir keyifle izleyecektir!
Bütün çabaları başarısızlıkla sonuçlanan Herzl'e göre Filistin'de bir Yahudi devleti kurulması için Osmanlı Devletinin yıkılması gerekiyordu. Herzl'in hatıralarında aktardığı üzere Sultan II. Abdülhamit, arabuluculuk için kendisiyle görüşmeye gelenlere şu cevabı vermiştir: "Bu toprakların bir karışını bile satmam, çünkü bu topraklar bana değil, halkıma aittir. Halkım bu imparatorluğun her karışını kanını feda ederek elde etmiştir? Milletim bu vatanı kanlarıyla zapt etmişlerdir. Bu toprakları kanlarımızla örteriz de elimizden alınmasına asla izin vermeyiz. O bizden ayrılıp uzaklaşmadan onu tekrar kanlarımızla örteriz. Ben onun hiç bir parçasını veremem. Bırakın Yahudiler milyarlarını kendilerine saklasınlar. İmparatorluk parçalandığı zaman onlar, Filistin'i hiç karşılıksız ele geçirebilirler. Bu vatan ancak cesetlerimiz parçalanarak taksim edilebilir. Her ne şekilde olursa olsun bizi parçalamalarına asla izin vermeyeceğim."
Mü'minûn süresi 29. Ayet
وَقُلْ رَبِّ اَنْزِلْن۪ي مُنْزَلًا مُبَارَكًا وَاَنْتَ خَيْرُ الْمُنْزِل۪ينَ ﴿٢٩﴾ “Yine: «Rabbim! Beni güvenli ve bereketli bir yere ulaştır. Çünkü, insanı gideceği yere ulaştıranların en hayırlısı sensin!» de!”