Okudukça düşünür... yavaşlar... dalar...
Çok düşündüğünü farkeder, hızlanmaya başlar.
Sonra tekrar başka bir dünyaya kayar.
Velhasıl kelam hızlı başlar, yavaş bitirir.
“İnsanın en büyük yanılgısı, zamanı hep bol sanmasıdır.”
— Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur
Tanpınar’ın bu satırlarını okurken aklıma hep aynı soru geliyor:
Biz gerçekten “yaşamaya” mı vakit ayırıyoruz, yoksa sadece “yaşlanmaya” mı?
⏳ Günlük koşturmaca içinde zamanı yönetmek belki de en zor sınavımız.
Ben bu alıntıyı okuduğumda kendi hayatımdaki “boşa akan anları” düşündüm.
Kitabın anlatımı, yazarın ara ara hikayeye dalıp yorum yapması sanki yanımda biri varmış da birlikte bir olayı çekirdek çitleyerek yorumluyormuşuz havası verdi. Kitaptaki tüm kahramanlardan öte seninle tanıştığıma memnun oldum Çernişevski.
Sadece bu kadar materyalist olduğunu düşündüğün Lopuhovun bu derece ileri giderek tıp mezuniyetinin bitmesine bu kadar kısa bir süre kala eğitimi terk edip veroçkaya varmasını mantığıma oturtamadım. Bu materyalist olmaktan çok romantik bir yaklaşım. Bu kadar çıkarların varlığını, üstünlüğünü iddia eden bir insanın sadece birkaç gün önce veroçkaya varmak için tahsilini silmesi çıkarlarını doğru şekilde değerlendirmediğini gösterir. Hatta bana bu romantik bile gelmiyor neresinden tutsam aptalca! Bu olay yüzünden veroçkaya da ayrı sayasım var da neyseee
Yine de benden Çernişevski'ye 10 (Bu arada yazarın o dönem için kadına değer veren düşüncelerinin olması ve bunu oluşturduğu karakterlerde de belli etmesi takdire şayan. Yani diyorum ki kadının sadece doğurganlık özelliğini gören at kafalı Tolstoy'un tabi ki Çernişevski'nin bu eserini anlaması beklenemez.)