Müşterek çiftlikte ne kadar çok çalıştıysam , kaç pislik yığını kürediysem , kaç tavuk kümesi temizlediysem , kaç ısırganotunu kökünden söktüysem , kurumaları için astıysam yada çorba yapmak için kaynattıysam da düşmanlıklarını hala hissediyordum.
Büyük bir üzüntüyle fark ettim ki bütün bu çabalar boşa gitmişti, büyük olasılıkla daha en başından itibaren çabalarım başarısızlığa mahkumdu .
Hiçbir şey beni herhangi bir liderlik rolüne ikna edemezdi, ben her zaman sadık bir hizmetkardım ,ama yine de , bu durumu da kimse benim kadar tahammülfersa bulamazdı , itaatimin kendisi bir tür gizemli güç kazanmış gibiydi .
Hep işe yaramaz ve hatta tamamen beceriksiz biri olmuştum ,dehşetle fark ettim ki iş listesine güya yardım etmek için adımı yazmakla aslında kasaba halkının omuzlarına bir yük bindirmiştim ;
•bana işlerin nasıl yapıldığını öğretmek ,var olma biçimlerini ve yörenin hayvan yetiştirme âdetlerini işaret diliyle ve güçlükle açıklamak
•kendi sınırlı zamanlarından vererek kendim hakkında topluma katılımımım hakkında iyi hissetmemi sağlamak zorunda bırakmıştım onları