Her şeyden önce Bonomo’ya olan sevgimden dolayı %100 objektif bir yorum yapamayacağımı bilerek bu yoruma başlıyorum. Kitabın konusunu ilk okuduğumda açıkçası kripto,hırsızlık vs gibi kavramların içine giremeyeceğimi düşünmüştüm. Ama ilk sayfadan itibaren Necip’in hayatına öyle bir dahil oluyorsunuz ki her bölümde daha da çok konuların, olayların içine girmemeniz işten bile değil. Plot twistten başka bir plot twiste savrulacağınız, Sultangazi’den çıkıp otellerde,kulüplerde partileyeceğiniz ve bunu yaparken tansiyonunuzun bir an olsun düşmeyeceği bir kitap. Bazı yerlerde kalbimi kıran bir yanı da oldu o nasıl oldu ben de anlamadım ama bütün duygularıma tek tek dokundu. Bir tane eleştirim var ama diğer türlüsü olsa nasıl olurdu onu da bilmiyorum. Kitaptaki diyalogları okurken hepsini Bono’nun sesiyle okudum ama sanki Bono derdini de ancak böyle anlatabilirmiş gibi de geldi beni tırmalamadı çok fazla, kendisinin konuşma tarzına hakim olmayanlara garip gelebilir. 2024’ün biten son kitabı. Yılı bu kitapla bitirdiğim için çok mutluyum. Son olarak “benim pilavı da martılara verin”
Can Bonomo