büşra alıcı

büşra alıcı
@busral45
Puan vermedi·216 syf.··
2024 3. kitabı
Bu kitapla yazar Amin Maalouf’un – şu an itibarı ile, zira yazarımız hayatta ve aktif – yazmış ve basmış olduğu bütün romanlarını okumuş bulunuyorum. 11 romanını okumuşum. Okumadığım kitapları da var elbet. Uzaktan Aşk ve Adriyana Mater gibi 2 tiyatro oyunu. Çivisi Çıkmış Dünya, Uygarlıkların Batışı, Ölümcül Kimlikler adları ile yayınlanan 3 kurgu dışı deneme kitapları - eskilerin deyişi ile risaleleri-, bir de ( bildiğiniz gibi yazar prestiji yüksek Fransız Akademisinin 29 numaralı koltuğunun ömür boyu sahibi ) Fransız Akademisi’ne Kabul Konuşması ve jean Christophe Rufin’in yanıtı ile 29 Numaralı koltuğun Hikayesi adlı 2 yapıtı kaldı bendenizin okumadığı. Ömrüm yeter nasip de olursa bir ara da bunları okumak istiyorum. Gelelim kitabımıza; bu kitap hakkında genel söylem şu : “ Yazarın en kötü kitabı ”. Belki de oluşturulan bu imajdan dolayı hep öteledim bu kitabı. “ Beatrice’ten sonra 1.yüzyıl “ kitabı içinde pek olumlu konuşulmuyor. Bu olumsuz nitelendirilen 2 kitap , aslında yazarın alışılagelmiş , oturmuş, kabul görüp sevilmiş stilinden farklı, hepsi bu. Daha önceki eserleri özellikle Semerkant, Afrikalı Leo, Arapların gözü ile Haçlı seferleri, Doğunun Limanları, Yüzüncü Ad’da tanıdığımız geçmiş tarihin büyülü atmosferi ile yazarın günümüz arasında kurduğu o kurgunun çarpıcılığını arıyor okuyucu. Peki beğenilmeyen 2 kitabında yazar ne yapıyor; gelecek tarihin büyülü olmayan atmosferi ile günümüz arasında kurgusal pek iç açıcı olmayan bağ kuruyor , sadece ( anlayacağınız kulağı tersten gösteriyor , hepsi bu ). Bu da kimi okuyucuya garip geldi, hayal kırıklığı yaşadılar. Ben mi ?.. Beğenmek ne kelime bayıldım. Muhteşem 2 kitap okudum. Eğer ille en kötü kurgusal romanını seçeceksek bu da kesinlikle “ Işık Bahçeleri “ olmalı diye düşünüyorum.. “ Empedoksles’in
Empedokles'in DostlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20216,5bin okunma
Reklam

büşra alıcı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·216 syf.··
2024 3. kitabı
Amin Maalouf
7.3/10 · 6,5bin okunma
Puan vermedi·143 syf.··
2024 2. kitabı
Yaşar Kemal, Ağrı Dağı Efsanesi Merhabalar, bugün çok sevdiğim bir yazar olan Yaşar Kemal'in "Ağrı Dağı Efsanesi" adlı eseriyle geldim. Dört yıl önce okuyup derin üzüntü çektiğim bir kitap olan Ağrı Dağı Efsanesini bugün tekrar okuyup bitirerek yeniden aynı duyguları yaşayıp, tekrar efsanesine üzüldüğüm bir kitaptır. Yaşar Kemal'in o müthiş anlatımı, yerli yerinde betimlemeleri, bayıldığım ruhsal tahlilleri, okuyucuyu sıkmadan akıp giden tarzıyla okurları derinden etkiler. Onun bu güzel kalemi sayesinde duyguları o kadar yoğun yaşadım ki... Tek solukta okuyup bitirdim tekrardan... Konu öyle güzel sarıyor, olaylar öyle akıcı geçiyor ve her sayfası öyle bir merak uyandırıyor ki kitabı elden düşürmek imkansız oluyor... Geleneklerini Mahmut Han'a karşı savunan Ahmet ile Gülbahar arasındaki efsanevi aşk konu edinilmiştir. Örneğin; Ahmed ve Gülbahar arasındaki aşkı, kitabın sonlarına doğru kıskançlığı,Yusuf'un Paşa babasına duyduğu korku, dağlıların birbirine olan bağlılıkları ve yönetime karşı olan başkaldırıları, Memo'nun sevdiği için ölüme gitmesi gibi pek çok duyguyu barındıran bu kitap ve bu öykü daha güzel yazılamazdı diye düşünüyorum.Yaşar Kemal’in öyle güzel şiirsel bir anlatımı var ki okurken sanki tüm Anadolu’yu geziyormuşum gibi bir his uyandırıyor. Bu kitapta da bütün Anadolu'yu gezmiş gibi oldum. Kitapta geçen en üzücü diyalog; "Beni nasıl kurtardın Gülbahar? Memo neyin karşılığı kendi canını verdi de benim canımı kurtardı? Memo beni bıraktığı zaman, kendisinin öleceğini bilmez miydi?" Gülbahar: "Bilirdi," dedi. "Altın mı verdin de canını verdi?" "Yok." "Saraylar mı bağışladın da canını verdi?" "Yok." "Ne verdin Gülbahar, karşılığında canını aldın? Canını benim canımla değişti?" "Hiçbir şey vermedim Ahmet," dedi. "Hiçbir şey istemedi." "Beni
Ağrı Dağı EfsanesiYaşar Kemal · Cem Yayınları · 197436,1bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2024 1. kitabı
"Bazı yaralar sardıkça kanar." Her satrından kan damlayan sayfalarla başladım kitaba. Kan kaybından çırpınan kalbim, bazı satırlarda ritmini bozacak kadar hüzne boğuldu. Bazı satırlarda sabırsız kaldı. Bitmiş aşkın "kelepçe"lerini taşıyan Kaanın, bir türlü uğurlayamadığı aşkının yarasından kanayan Lavinin hikayesidir Yaralı Yaralı Kitabı okurken, aşk hikayesi okuduğumu değil de, bir yazarın bu satırları yazabilmesi için hangi acılardan, nasıl bir yaradan geçtiğini düşündüm hep. Alıntılamadığım o kadar vurucu kelimeler vardı ki... Aşk acısını tatmayan, yolu yaradan geçmeyen kimse bu duyguları anlayamaz dersem, çok mu ayıp etmiş olurum? Hayat dersi veriyor bazı satırlarıyla kitapta yazar okuyucusuna. Erdem'den erdemli kelimeler okudum ben. Necdet ağabey vardı bir de. Çiçek almayanların çiçekçisi Necdet ağabey. Canım yandı bir bölümünde. Seven bir kadının arşı inleten çığlıklarıyla tıkandı kulaklarım sandım. Ağlattı beni Lavin. Sevdiği için kendinen geçmek nedir okurken bir daha anladım.(Spoiler değil yazdıklarım. Okursanız siz de anlarsınız) Daha da yazardım ama, okumanızı tavsiye ederim. Beni sarstı Yaralı Yaralı Keyifli okumalar dilerim...
YaralıKahraman Tazeoğlu · Destek Yayınları · 20149,3bin okunma